Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sonuncusu her zaman ilki olacaktır; fakat en derinlerimde, ben, yıldızların dinginliği altında, kendi ardında bir beden sürükleyen ve daima cahil biri olacağım.
Nereden nasıl anlatmaya başlasam bilmediğim ama her okuduğumda bende derin izler bırakan bir kitap. Elimde olsa her cümlesini çizebilirim. Kalemi büyülü olan bir yazar. Pessoa 20.000 civarında elyazmasını bir sandıkta saklamış ve yazdıklarının hep saçma olduğunu düşünmüş bu yüzden de hiçbir kitabı yaşarken basılmamış. Belki de bu kadar etkileyici kılmasının sebebi budur; düşüncelerini, hislerini, sorgulayışlarını kendini hırpalarcasına kaleme almış olmasıdır. Kitabın ilk kısmında yani Prensin Ölümün’ de iki karakter üzerinden ‘ gerçeklik, metafizik, beden ve ruh’ konularına değinerek diyalog şeklinde sunmuş düşüncelerini. Şeytanın Saati’nde ise kadın ve şeytan arasında geçen ‘paganlık, insan ve şeytan’ konularına da diyalog ile değinmiş. Her iki hikayede de tamamen düşsel bir anlatım mevcut. Her okunduğunda belki bir cümleyi birkaç defa okumak gerekebilir anlamak için yine de tekrar tekrar okunduğunda her seferinde başka anlam bulup cümlenin/paragrafın içinde kaybolmak mümkün. Kesinlikle tavsiye ederim.