📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Dünyada bildiği ve sığınabileceği tek yer, aynı zamanda güvenemeyeceği ve aslında kaçınması gereken bir yerdir ama buradan çıkıp gidemez çünkü bu durum hayatla bağdaşmaz, tek başına hayatta kalamaz. Ona bakım ve sevgi vermesi gerekenler, aynı zamanda onu en çok acı veren insanlar olduğunda bu derin çelişki ve çaresizlik durumunda bir bebek ya da çocuk ne yapabilir? Bu ruhsal acıyı dindirmek için bir takım savunma mekanizmaları geliştirmek zorundadır. Çünkü o kadar yoğun bir duyguyla başa çıkacak kadar olgunlaşmamıştır. Bilinçaltı bu yoğun duyguyu alır, tıpkı bedende kalmış bir şarapnel parçasını dokularımızın etkisiz hale getirmek için sarıp sarmalaması gibi, bilincimizden uzaklaştırıp derinlere gömer. Ta ki yetişkin olup duygularla baş edebileceğimiz gün gelene kadar onu saklar. Çocukken üstesinden gelemeyeceğimiz kadar büyük duygular uyandıran durumlar, tıpkı birer şarapnel parçası gibi sarıp sarmalanıp bilinçaltımızın derinliklerine gömülür. İşte böylece bilinçaltı çocuğu acıdan korumak için ilk savunma mekanizması ile müdafaaya başlar: Bastırma.
...Bu çocuklar yetişkin olduğunda, onlardan şu cümleleri duyabilirsiniz:
"Çocukluğuma dair pek bir şey hatırlamıyorum."
"Çok mutlu bir çocukluk geçirdim, hiç travmam yok."
Bu cümleleri duyarsınız çünkü bilinçaltı çok iyi iş çıkarmıştır. Acı verici tüm anılar bilinçten çıkarılmış ve hatırlanması mümkün olmayacak şekilde derinlere gömülmüştür. Ancak bulunduğu dokunun sağlığını bozan şarapnel parçaları gibi bu derine itilmiş travmatik anılar, kişinin hayatını olumsuz etkilemeye devam eder."