Akıl hastalıkları, tehdit edici bir hâl almıştır. Bunlar veremden, kanserden, kalp ve böbrek hastalıklarından hatta tifüs, veba ve koleradan da daha tehlikelidir. Akıl hastalıklarının çok oluşu, çağımız medeniyetinin büyük bir kusurunu gösteriyor. Hiç şüphe yok ki yaşayış tarzımız akıl bozukluklarına sebep oluyor.
Fakat ahlâk duygusu için hâl böyle değildir. Bugünkü sosyal çevre, bundan tamamıyla habersizdir. Gerçekten bu çevre, onu yok etmiştir. Herkese sorumsuzluk telkin ediyor. İyiyi kötüden ayıranlar, çalışanlar, ilerisini görenler fakir kalıyor ve aşağı insanlar olarak görülüyor.
Herkesin zekâsı geniş ölçüde; aldığı terbiyeye, içinde yaşadığı çevreye, iç disipline, devrinde ve mensup olduğu grupta geçerli olan fikirlere bağlıdır.
Mucize, bilhassa organik tamiri prosesüsündeki faktörü hızla beliriyor. Anatomik lezyonların kapanma yüzdesinin normal lezyonların kapanma yüzdesinden çok daha yüksek olduğu şüphesizdir. Bu fenomenin çok gerekli olan tek şartı duadır. Fakat bunun için bizzat hastanın dua edebilmesinin yanı sıra hastanın yanında bir başkasının da dua etmesi de önemlidir. Bu gibi olayların manası yüksektir.