Para hırsı bu dünyanın güzelliklerini örten kara bir perdedir! O hırsın peşine düşen kişiler, bir bebeğin ilk gülüşünü, bir ağacın boy atışını atışını, bir yıldızın kayışını izlemeyi kaçırırlar. Hatta kendilerini bile unuturlar bir süre sonra. Kendine âmâ olan birisi tüm dünyaya sahip olsa ne olur...
Olmayacağı varmış olmamış. Olacağı vardıysa kesin olurdu. Ne oldu ki, ne olacak. Olsun. Olacak olan zaten istesen de istemesen de olacaktır. İşte ben de olamıyorum. Nasıl oluyor diye sorarsan onu da bilmiyorum. Bilsem bile olacak olanın önüne geçmezdim, çünkü olduran ben değilim, ben olduranın oldurduğuyum.
Ben, Batı kültürünün evrenselliğine itibar etmiyorum. Dolayısıyla kendi kimliğini Batı kültür dairesi içinde arama girişiminin anlamlı sonuç vereceğine kani değilim. Bu kimlik gene bizim kendi tarihimizin köklerinde bulunmaya çalışılacaktır. Öyle de olmalıdır. Böyle söylemek beni basit bir gelenekçi çizgiye indirgemiş olmaz. Ben İslâm'ı geleneğimizin değil, fakat kimliğimizin referans noktası olarak kabul ediyorum.
Her doğum, ölümle ikiz kardeştir, herkes unutur ikizini ama o gıkını çıkarmadan yıllarca ensende yaşar, günü gelince de meydana çıkıp yalnızca o konuşur.