Artık kendisini daha iyi tanıyor, çığlıklarının bir şey değiştiremeyeceğini biliyordu; haykırmasının tek etkisi onu kendine getirmek olmuştu, bu nedenle de bütün acılar, hakaretler eskisinden daha vurucu, daha yakıcı, daha incitici, daha sarsıcı geliyordu.
....her geçen gün, her geçen saat içinde bir şeylerin uyandığını, etrafına topladığı bulutların dağılıp yok oluğunu ve gelecekteki yerini görebildiğini hissetmeye başladı.
....bütün günleri birbirine karışıyordu, dünyaya ayak basmıyormuş, yaşadığı hayata katılmıyormuş gibi gibi davranıyor, fark edilmemekten başka bir şey istemiyordu. Başına bir şeyler geldiğinde eskiden olduğu gibi mücadele vermiyordu;
Ama zaman içinde güvendiği insanların da ona ihanet edebileceğini ilk kez idrak edebildiği doğruydu ve bu her ne kadar üzücü olsa da aynı şekilde kaçınılmazdı, üstelik hayat onu ileri götürmeye devam edecekti çünkü onu bir biçimde yokda bırakan herkese karşı, hiç yolda bırakmayacak en az bir kişi vardı