Recep

Recep
@LityazolCemil
Dostu Râb olanın, zerre olur gözünde âlem...
Eczacılık
Gülistan
6 okur puanı
Ekim 2023 tarihinde katıldı
"Neden ben?"
• 17. Sayfada geçen bir soru hem bir örnek hem de bir eleştiri niteliği taşımaktadır. • Yazar burada kişinin kendine sorduğu soruya karşılık ailevi veya bireysel durumların böyle bi durumu negatif etkileyebildiğinden bahsetmiş. • Bunun üzerine yapay zekayla ufak bir beyin fırtınası; • yapay zekaya göre; • kişi nedenlere takılmamalı. • zorlukların bizi biz yaptığından bahsediyor ve bu durumun yükü hafiflettiğine kanaat getiriyor. • etkinin herkese olabileceği tepkinin ise spesifik olabileceği suçlamayı azaltır diyor. • Benim değinmek istediğim; • Burada kendimce açmak istediğim bir parantez var. • Neden ben sorusuna sormak aslında tam yerinde. • Çünkü bir dengeden ve o dengeleri oluşturan unsurlardan bilhassa psikolojik dengeden bahsediyoruz. • Bence bu unsurların enerjisini bir şeyden almalıyız. • örnek vermek gerekirse Neden ben sorusuna bir müslüman imtihan dünyasındayız ve ben bir imtihandan geçiyorum cevabını verirse işte o zaman psikoloji dengeye bir temel atılmış olur ve o denge için bir ilham almış olur.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Reklam
"Biz olamadık sen ol"
• 23. Sayfada yer alan bu cümlenin geçtiği bölüm gerçekten çok kıymetli. • Bu bölümdeki "Aile tutumlarından farklı davranılması istenen çocuk, kendisini aileye ait hissetmediği gibi hayata karşı aidiyette de zorlanır." cümlesi aslında ana fikirdir. • Anadolu'da özellikle 60-70 nesli bu durumu günümüz kuşaklarına uyguladı ve uygulamaya devam etmektedir. • Bana göre bu durum günümüzdeki bazı toplumsal sorunların ortaya çıkmasına sebep oldu. • Yazarın bahsettiği aidiyet duygusuna sahip olamayan yeni kuşaklar maalesef ki nereye yöneldiyse oradan bilhassa dışardan(batıdan) bir aidiyet hissetti. • Sonuç olarak kendi aileimizi rol-model alamayıp aidiyet duygusunu eksik hissettik ve hayatımızdaki çoğu şeyi değiştirdik.
Sayfa 23·Kitabı okudu
"HAYIR!"
• Yazarın 38. safada bahsettiği durum bir zafer anı gibi ve bu zaferin "ödülü hayır diyebilmek!" • bağımlılıktan, çocuk yetiştirmeye, akran iletişimden, akrabalara, iyisinden kötüsüne hele de en çok insan kendine karşı hayır demesini öğrenmelidir. • Yazarında bahsettiği bir kelime olan hayır demenin nasılı öğrenmeli ve bu konuda bizlerde bu başarıyı elde edebilmeliyiz.
Sayfa 38·Kitabı okudu
"Acının hiyerarşisi olmaz."
40. Sayfa, En can alıcı sayfalardan biri. Yazarımız iki konuya değinmiş; Birinci olarak acının hiyerarşisinin olmadığından bahsetmiş. Burada alçakgönüllülük ve küçümseme yapılmaması gerektiğini
Sayfa 40·Kitabı okudu
Alıntı
Kur’ân ve Kitab
​Allah (cc) “Kitab” kelimesini kullanarak Kur’ân’la ilgili çok derin bir gerçeklikten bahseder: Kur’ân, olduğu gibidir; yazılan yazılmıştır; düzenlemeye yer yoktur. Geri dönüp değiştirmek, modifiye etmek veya yeniden şekillendirmek mümkün değildir. Kur’ân Resûlullah’a (sav) sözlü olarak indirilmiştir ama yine de Allah (cc) “Kitab” der! Çünkü Kur’ân’ın düzeni taşa kazınmıştır ve değiştirilemez. Bu yüzden Fatihâ ilk, Bakara ikinci, Âl-i İmran üçüncü, Nîsa dördüncü sırada yer alır. Eğer düzen değiştirilebilir olsaydı “Kitab” değil “kelam” denirdi. Çünkü “Kitab” değiştirilemez ve dokunulmazdır. ​“Kur’ân” ve “Kitab” arasında şöyle bir fark vardır: “Kur’ân” “karae” kelimesinden gelir ve “yüksek sesle okumak” demektir. “Ketebe” ise yazmaktır. Allah’ın Kitabı’nın en çok kullanılan iki ismi “Kitab” ve “Kur’ân”dır. Allah (cc) “el-Kitab” dediğinde yazılmış bir şeyden, “el-Kur’ân” dediğinde sesli okunan bir şeyden bahseder. ​Kur’ân’ın sesli okunması dünyada gerçekleşirken Kitab’ın yazılışı yedi göğün üzerinde, koruyucu meleklerle çevrili olan levh-i mahfuzda gerçekleşmiştir. Kur’ân burada sesli okunuyor ve bu dünya bize yakın. Ama o Kitab bizden çok uzakta
Din
Reklam