Allah (cc) “Kitab” kelimesini kullanarak Kur’ân’la ilgili çok derin bir gerçeklikten bahseder: Kur’ân, olduğu gibidir; yazılan yazılmıştır; düzenlemeye yer yoktur. Geri dönüp değiştirmek, modifiye etmek veya yeniden şekillendirmek mümkün değildir. Kur’ân Resûlullah’a (sav) sözlü olarak indirilmiştir ama yine de Allah (cc) “Kitab” der! Çünkü Kur’ân’ın düzeni taşa kazınmıştır ve değiştirilemez. Bu yüzden Fatihâ ilk, Bakara ikinci, Âl-i İmran üçüncü, Nîsa dördüncü sırada yer alır. Eğer düzen değiştirilebilir olsaydı “Kitab” değil “kelam” denirdi. Çünkü “Kitab” değiştirilemez ve dokunulmazdır.
“Kur’ân” ve “Kitab” arasında şöyle bir fark vardır: “Kur’ân” “karae” kelimesinden gelir ve “yüksek sesle okumak” demektir. “Ketebe” ise yazmaktır. Allah’ın Kitabı’nın en çok kullanılan iki ismi “Kitab” ve “Kur’ân”dır. Allah (cc) “el-Kitab” dediğinde yazılmış bir şeyden, “el-Kur’ân” dediğinde sesli okunan bir şeyden bahseder.
Kur’ân’ın sesli okunması dünyada gerçekleşirken Kitab’ın yazılışı yedi göğün üzerinde, koruyucu meleklerle çevrili olan levh-i mahfuzda gerçekleşmiştir. Kur’ân burada sesli okunuyor ve bu dünya bize yakın. Ama o Kitab bizden çok uzakta