"Haham Ari Schvat, Bal Tuzağı'nın museviliğe aykırı olmadığı hatta Kitab-ı Mukaddes'e dayandığını belirten bir fetva yayınladı.
Hahama göre Bal Tuzağı, modern dönem casuslukta kullanılsa da Kitabı-ı Mukaddes'e dayanıyordu. Schvat delil olarak, Yahudi olan Kraliçe Esther'in M.Ö 5000'de halkını kurtarmak için Pers Kralı Xerxes'le yatmasını ayrıca Herver'in karısı Yael'in de düşman kumandan Sisera'yı yormak için onunla yatıp sonra kafasını kesmesini örnek gösteriyordu."
Sara'nın birlikte çalıştığı Yahudi kökenli İngiliz casus Simonne'un Sara'ya yazdığı mektup:
" Biz başkalarına değil, kendi gücümüze, kendi imkanlarımıza dayanarak hareket etmeliyiz. Bu itibarla teşkilatımız bir an önce Türk-Arap düşmanlığının kıvılcımlarını bütün Arap yarımadasına saçmalıdır. Her tarafta Araplarla Türkler boğaz boğaza gelsin."
"Aldatmadan sonra aldatmayı sürekli hale getiren ve kişinin gözünde meşrulaştıran psikolojik coşku özellikle erkeklerde çok belirgindir. Kişi bir bedeni daha ele geçirmekten göğsüne bir madalya takılmış kadar zevk almaya ve kendi kendiyle gurur duymaya başlar. Kendini Avcı sanır. Hedefteki kişi; görevli kadının ördüğü ağı, kurduğu tuzağı ve kendisini adeta sunmasını göremez. Halk tabiriyle kadını kendi ayarttığını, avladığını düşünür. Kendisinin karizmatik, yakışıklı ya da güçlü olduğunu değerlendirir. Kadının bu yönlerinden birisine vurulduğunu ve kalesini teslim ettiğini zanneder. Teslim alınanının kendisi olduğunu anlaması ise uzun sürmeyecektir."
"Aldatmayı cazip kılan şey aslında adrenalindir. Adrenalini bu kadar yükselten temel neden korkudur. Aldatma sürecindeki yakalanma korkusu kişiye aşırı dozda adrenalin salgılatır. Kişinin yakalandığında kaybedeceği şey ne kadar fazlaysa (makam, mevki, aile, huzurlu yuva, para) adrenalin de o kadar fazla salgılanır. Aldatma fiilinin kendisi kişinin sahip olduğu değerlere ters ise, örneğin kişi muhafazakâr ise adrenalin çok daha yüksek dozda salgılanır."