Arya A.

@Lixy·
·
sabitlendi
Kendi kalemimden...
İnsan kendiyle neden çelişir ? Mesela kendin gibi davranırsın bu seni mutlu eder ama uyumsuz olduğunda yalnız kalırsın. Hem kendin olmak istersin hem yalnız olmamak. Kendin olduğunda uyumsuzsundur, uyumsuz olduğunda yalnız... Hem yalnızlığınla gurur duyarsın hem de arkadaşlarına ihtiyaç. Kendin olmak için çok çabaladın biliyorum. Yalnızlığa da alışkınsın aslında. Hatta yalnızken yaptığın şeyler bazen daha çok tatmin ediyor seni. Peki o zaman bir seçim mi yapmak gerekir? Niye sadece kendimize sorduk tüm soruları? Peki çevremiz olduğumuz gibi davrandığımızda niye yalnız bıraktı bizi? Gerçek olduğun için belki de. En acı yalan en tatlı doğrudan daha çekici gelir ya insana; olduğun gibi davranman, onlara uyum sağlamaman rahatsız etki belki de onları... Bilemezsin. Aslında bak şu an bence yalnız değilsin. İki kişiliğin birbiriyle dialog halinde Evet insan sosyal bir varlık ama bazen kendin olmaktan vazgeçmemek gerekiyor. Herkes gider ama sen kalırsın, sen ve senin doğruların. Doğruların kaybettikten sonra emin ol çevrende daha çok insan olacak ama anlamı kalmayacak . Araba devrilince yol gösteren çok olur demiş atalarımız. Ama o araba devrildi,sen hasar aldın belki de araba hurdaya çıktı yani artık gösterilen yolun ya da nereye gittiğinin pek de bir önemi kalmadı. Demem o ki insanlar var ama onların sana ihtiyaç duyduğu ve senin onlara uyumun kadar varlar. Kendin olduğunda uyumsuz görülüyorsan seçim senin elinde: Toplum tarafından sürekli kabul görmek mi istiyorsun -imkansız-, yoksa kendin olmak mı ?
İnsan ve Duygular
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
GÖLGESİNE
Ağlasa da gizliyor gözlerinin yaşını; Bir kere eğemedim bu kadının başını. Kaç kere sürükledi gururumu ölüme Fırtınalar yaratan benim coşkun gönlüme. Cevapları öyle heycansız ki onun, Kaç kere iman ettim, hiçliğine ruhunun. Kaç kere hissettim ki, yine bu gece gibi Güzelliğin önünde, dolup, çarpmalı kalbi Ne mehtabın aksine yelken açan bir sandal Ne de ayaklarında kırılan ince bir dal Onun taştan kalbini sevdaya koşturmuyor. Bir çiçeğin önünde bir dakkika durmuyor... Dönüyoruz yine biz uzun bir gezintiden Gönlümün elemini döküyorken ona ben O bana kendisini gülerek naklediyor diyor. Ya bu kadın delidir, yahut ben çıldırmışım Ben ki.bir çok kereler kırılmışım, kırmışım Ömrümde duymamıştım böyle derin bir acı Birden onun yüzüne haykırma ihtiyacı İçimde alev alev tutuştu yangın gibi Bir dakika kendimin olamadım sahibi Hiç olmazsa öcümü böyle alırım dedim Yolda mağrur duran gölgesini çiğnedim. Nazım Hikmet
1000Kitap
Nasılım biliyor musun? Kötüyüm. Sana karşı merhametimin cezasını çektiğim için kôtüyüm. Bana bunları yaşattığın için kötüyüm. Ben varken bir başkasını aradığın için kötüyüm. Gururumun,benliğimin hiçe sayıldığını gördüğüm için kötüyüm. Sen de kötü ol demiyorum ama yaşattığını yaşamadan bir adım ilerleme istiyorum.
Duygu ve Düşünce
Çiçekleri sevdiğini söyleyen bir kadının çiçekleri sulamayı unuttuğunu görürsek, onun çiçek sevgisine inanmayız. Sevgi, sevdiğimiz şeyin büyümesi ve yaşaması için gösterdiğimiz etken [aktif] ilgidir. Bu etken ilginin bulunmadığı yerde sevgi de yoktur.
Sayfa 47
Alıntı
Hiçbir şey bilmeyen, hiçbir şeyi sevemez. Hiçbir şey yapamayan, hiçbir şey anlatamaz. Hiçbir şey anlamayan,değersizdir. Oysa anlayan kişi aynı zamanda sever, farkına varır, görür. ...Bir şeyin aslında ne kadar bilgi varsa,sevgi de o kadar büyük olur. ... Tüm yemişlerin böğürtlenlerle aynı zamanda olgunlaştığını düşleyen kişi, üzümlere ilişkin bir şey bilmiyor demektir. -Paracelsus
Sayfa 17
Alıntı