Evet,sonunda bu kitabı okudum. Daha önce başlamamamın sebebi beklentimin yüksek olmasıydı. Sırayla konusundan, kitapla ilgili düşüncelerimden ve sevmediğim kısımlarından bahsedeceğim.
Konusu
Adeline(Addie) 1714 yılında yaşayan sıradan biri. Roger adında bir adamın eşi ölünce ve geride üç çocuk bırakınca ailesi Addie'yi Roger ile evlenmeye zorluyor. Addie tabii ki reddediyor ama ailesi bunu kabul etmiyor. Addie düğün günü bir bahane uydurup kaçıyor ve karanlıkta yanıt veren tanrılara güvenmemesi gerektiğini bilmesine rağmen karanlık çöktükten sonra tanrılara yalvarıyor ve biri cevap veriyor: Luc
Addie sınırsız zaman ve özgürlüğe karşılık ruhunu -artık istemediği zaman- Luc'a vereceğine söz veriyor.
Addie aslında görünmez değil sadece bir insanın görüş açısından çıktığı anda o kişi Addie'yi unutuyor. Ve herhangi bir eşyaya (yüzüğü hariç) uzun süre sahip olamıyor.
En başta çok da zormuş gibi gelmeyebilir ama bu anlaşma hem nimet hem de lanet. Düşünsenize mesela bir işte çalışamazsınız bile çünkü sizi unutacaklar. Ama bir mağazadan bir şey alıp parasını ödemeden çıkabilirsiniz.
Sırf konusu ya da yazım dili için bile okunur.
Genel olarak baktığımızda kitabı epey beğendim. Puanım 9/10 beklentimi karşıladı.
Sevmediğim kısımlar
1. Aşk üçgeni
Ben bu tropeu hiç sevmediğim için beni rahatsız etti ama siz seviyorsanız sizi rahatsız etmez muhtemelen.
Luc'un Addie'ye saplantılı olmasına hiç gerek yoktu bence. Hikayeyi biraz daha ilginç bir hale getirmiş olsa da olmamasını tercih ederdim sanırım. Hele ki seks sahnesi çok gereksizdi. (sahne diyebileceğimden emin değilim ama doğru kelimeyi bulamadım)
2. Olayların az olması
Yani tamam olayların fazla olmaması bir problem değil ama 618 sayfalık bir kitapta daha fazla olay olmalıydı ya da kitap 400