Selen

Selen
@LlywelynSel
Okuma günlüğüm.
Hayatın en fena zamanları insanın kendini beğenmediği zamanlardır.
Sayfa 136
Reklam
5/10
·315 syf.·
2025 4. kitabı
Spoiler İçerebilir Kitaba büyük beklentilerle başladım, Brontë kardeşlerin eserlerini hep sevmişimdir. Fakat daha kitabın yarısındayken neden yayıncılar tarafından reddedildiğini anladım. Hep Charlotte'ın dilinin kardeşlerininkinden daha süslü olduğunu duymuştum, bu kitapta buna şahit de olmuş oldum, süslü betimlemeler bir yerde yorucu olmaya başladı. Okuma keyfimi azaltan en büyük unsur ana karakterin gittikçe daha da çekilmez olmasıydı. Okurken ona karşı hiçbir şey hissetmedim, bize inandırılmaya çalışıldığı gibi erdemli bulmadım onu, sevdiği ile ilişkisini hiç romantik bulmadım, hatta benim için rahatsız ediciydi. Aralarında hala bir ast üst ilişkisi olması uygunsuz geldi. Hikaye aşkı da hiç hissetirmedi, her şey birden bire olmuş gibiydi. Yazım şekli ve kullanılan ifadeler eril dili çok iyi yakalamıştı, yer yer rahatsız oldum, dönemin okurları ve yayıncıları bu sefer yine Anne ve Emily'nin kitaplarındaki gibi yazarın kadın olduğunu anladılarsa çok şaşırırım. Kitapta başka milletlerden bahsederkenki ırkçı ton da hiç hoşuma gitmedi, yersiz bir İngiliz milliyetçiliği vardı. Framanlar için aşağışayıcı ifadeler kullanılmıştı ve bu ırkçılık yazar tarafından kınanan bir tonda yazılmamıştı. Hoşuma giden nadir kısım, dönemin normlarına aykırı olarak, evli olmasına rağmen çalışan bir kadın karakter olmasıydı. Dolayısıyla kitabı okurken çokça rahatsız oldum ama hiç keyif almadım diyemem, ilk başlarını sevmiştim, sonrasını pek değil. Sonu ise benim için tam bir hayal kırıklığıydı, sanki yarıda kesilmiş gibiydi, acaba kitap eksik mi basıldı diye düşündüm.
ProfesörCharlotte Brontë · İş Bankası Kültür Yayınları · 2020980 okunma
"Mantıksız olmak duygusuz olmaktan daha iyidir."
Sayfa 285 - Frances
Onunla karşılıklı gülümserken, dürüst yüzündeki yardımseverliğin benim yüzümdeki zekadan daha iyi olduğunu düşündüm.
Sayfa 252