Sanki başka çıkış noktası olmadığını görerek kader işe karışıyor, her şeyi düzene koyuyordu. İnsana en dokunan tarafı, kaderin yargısını kabul ettirmesiydi, ona boyun eğmekten başka çare olmamasıydı.
Çok tatlı, çok yumuşak, biraz hüzünlü bir yüzü vardır, gözleri masum masum bakar. Hani yaralanmış bir karaca kendini yaralayan insana hem tatlı hem düşmanlık dolu bir şaşkınlıkla nasıl bakarsa tıpkı öyle...