Aleyna Aydın

Aleyna Aydın
@Lonelylilium
6/10
·416 syf.··
2025 30. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2025 03:16
SPOİLER OLACAKTIR. İçerdiği temalar: cinayet, gotik atmosfer, aile draması. Kitabı yeni bitirdim ve taze taze yorum yapmaya geldim:) İlk olarak sevdiğim şeylerden bahsedeceğim. Kitabın yazım dili beklediğimden güzel çıktı. Yazar kitabın cildinin taşıdığı havayı cümleleriyle, betimlemeleriyle ve diyaloglarıyla okuyucuya geçirebilmiş. İçinden severek paylaştığım birçok alıntı oldu. Onun dışında ilk 100 sayfası falan beni bayağı sardı, okumaya devam etmek istedim. Blythe karakteri serideki favori karakterim oldu ve şimdiden ona özel yazılacak olan kitabı okumak istiyorum! (Sevdiğim şeylerin bu kadar az olması üzdü.) Sevemediğim ilk şey ise ana karakter Signa oldu. Tavırları ve düşünceleri; özellikle Sylas ve ölüm arasında gidip gelmeleri, yok işte birinin yanına gidince yanaklarının kızarması diğerini görünce kalbinin çarpması falan benim okuma zevkime uygun olan bir kadın karakter olmayacağını gösterdi. Onun dışında duyguları o kadar hızlı ilerliyordu ki! Ölümden nefret ederken ‘yok ya aslında ben seviyorum onu’ falan oldu. Thorne Grove’a geldi ve birden herkesi sahiplendi ve sevdi. (Herkesten kastım blythe ve percy) Ölüm de bana geçmeyen karakterler arasında aslında. Adam ölüm ama asla heybetini gösteremedi bence. Yani ben ölümü okuyorsam birazcık şaşırmalı, birazcık korkmalıyım ve aynı anda cazibesine kapılmalıyım :) ama bu saydıklarımın hiçbirini hissedemedim maalesef. Beni derinden etkileyen biri olmadı. Aynı şekilde kitaptaki aşk da bana yüzeysel geldi. Heyecanlandığım veya sırıtarak okuduğum sahneler olmadı mesela. Ölüm ve Signa bir anda yakınlaşmaya başladılar. Birbirlerine söyledikleri cümleler de beni etkilemedi bilemiyorum. Kısacası karakterleri ne ayrı ayrı ne de birlikte sevemedim. Sylas karakteri için bitirmek istedim kitabı resmen çünkü merak
1000Kitap
BelladonnaAdalyn Grace · Little, Brown for Young Readers · 01,181 okunma
Reklam
adının hakkını veren bir kitap
8/10
·542 syf.··
2025 21. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 00:00
SPOİLER OLACAKTIR “Uçur kellesini.” “Fakat ümit etmek olanaksızı olanaklı kılmanın bir yolu değil midir?” İçerdiği temalar: kader ve kaçınılmaz son, imkansız aşk, büyülü diyar, peri masalı havası. Öncelikle nereden başlasam bilemiyorum ancak bu kitabın kalbinizi kıracağını belirtmek isterim…kitap en başından beri bir Marissa Meyer kitabıydı. Diğer serilerini de okumuş biri olarak bu yazarın sihirli bir kalemi olduğunu bir kez daha anlamış oldum. Masallardan, efsanelerden ve birazda kırık kalplerden hoşlanan herkes bu kitabı sevecektir. Başları anlatımıyla ve ana karakteriyle beni içine çekti. Masalsı cümleleri ve evreni vardı. (zaten hepimizin bildiği harikalar diyarı) Catherine en başından beri sevdiğim bir karakter oldu ancak sonlara doğru… 180 derece dönüştü resmen. Okurken hep bu kızcağız nasıl o zalim kupa kraliçesi olacak diyordum ve gerçekten zalim, acımasız bir şeye dönüştü. Fakat bu noktada birkaç eleştirim olacak: Karakterin kötü olma süreci aceleye getirilmiş bence. Kitaptaki 200-350 sayfa arası biraz daha kısa tutulup sonu daha da uzatılabilirdi, bu şekilde ‘nasıl yani?’ Oldum. Bence o intikam hırsı ve gözün kararması fikri kurguya tam olarak yedirilmemiş. Bir diğer eleştirim ise Cath’in Mary Ann’e olan saçma davranışları olacak! Kızı her şey için sorumlu tuttu, hatta bir ara Jest’in ölümi için bile suçladı. Halbuki bütün seçimleri yapan oydu. Geri dönüp arkadaşını kurtarmayı seçen o iken nasıl onu suçlayabilir? Bu beni rahatsız etti. Kitabın dediğim gibi başları çok akıcıydı ancak ortalarında birazcık sıkıldığımı söyleyebilirim. Belki de yemek yapmak çok benlik bir şey olmadığı için sıkılmış olabilirim çünkü ana karakter sürekli tatlılardan bahsediyordu ve beni bunaltan şey bu oldu. Ancak Jest ve Catherine arasındaki dinamik muhteşemdi. Konuşmaları ve
1000Kitap
KalpsizMarissa Meyer · Artemis Yayınları · 20171,483 okunma