“İnsanlar benden güzel sözler duymak istediği işin, aynen bir işkembe çorbası yapar gibi, elime kelâm denen pis bir şeye bulaştırıyorum. Onu temizleyip insanlara güzel bir çorba yapıp önlerine koyuyorum. Yoksa bana kalsa ben susarım.”
İnsan bu dünyaya ait değildir. Buraya ait olmadığı gibi burada kalıcı da değildir. Yaşadığı sürece şunu hisseder. Başka bir yerden gelmiş ve başka bir yere gidecektir. Bu yüzden dünya hayatı boyunca gelgitler yaşar Buraya alışma mücadelesi verir, varlıkla, çevreyle bir ünsiyet kurmak için kesintisiz bir çaba sarf eder. Geldiği bu yurdu anlamaya, anlamlandırmaya çalışır. Varlığın unsurları arasında bir bağlantı kurmak ister.