Elif Kurt

İnsan çünkü anlamadan değil ama uydurmadan duramıyordu.
Beğenilecek olmasa da anlatılınca, "Anlat," denince dinleyenin bir şeyleri hatta müm­künse her şeyi uç uca ekleyeceği bir geçmiş, şu şunun yüzün­den, bu bundan, o oradan yürüme, öteki berikinden türeme, ya işte böyle, diyeceği bir şeyler lazımdı. İnsan çünkü anlamadan değil ama uydurmadan duramıyordu. İnsan, uyduracak ki var­lığına inanılsın, uyduracak ki bir mindere olsun oturtulsun, bi­lemiyorum, ne nasıl oldu, ben nasıl oldum bilemiyorum, de­mek olmaz...
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Nasılsa, dünyada milyarlardan bahsedil­se de bir şeyin aynından milyonlarca vardı. Aynı adama bin farklı isim takılıyordu. Aynı adam yüz ayrı mesleği tutuyor, ay­nı adam yüz kişinin kocası, aynı kadın bin kişinin karısıydı. O yüzden dertler müşterekti herhalde dünyada. İnsan nerede aman arasa aynı adamı farklı kılıkta görüyordu, nerede derman var deseler aynı adamı farklı aksanla konuşur buluyordu, bu da daha önce gittiği gördüğüydü de sade elbisesini değiştirmiş­ti.
Alıntı

Elif Kurt

, bir kitap okudu
Puan vermedi·304 syf.·
93 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2024 08:37
·
2024 64. kitabı
Emeran Mayer
8/10 · 202 okunma
yağmurun rahmet olduğuna hemfikiriz ya rüzgar?
"Eh vakti, rahmet, rahmet, rüzgarı seven ne ağaçlar var, rüzgarın eteğine binip kanat çırpmadan kıtaları geçen ne kuşlar var, ah kozalağını dökülsün de az rahatlayayım diyen ne yaşlı çamlar var, var da var, hayat bu, bir sen bir de ben mi..."
Alıntı
Ölmek ile bu şekil yaşamanın ne­den bu denli yakın ve kolay olduğunu anladı. Azıcık ile yaşıyor o azıcık kesilince de arada büyük fark olmaksızın ölüyordu.
Alıntı