Giriş Yap

Emeran Mayer

Yazar
7.8
31 Kişi
Unvan
Prof. Dr., Akademisyen
Doğum
Traunstein, Almanya, 26 Temmuz 1950
Yaşamı
Emerant Anton Mayer (26 Temmuz 1950'de Traunstein'da doğdu), bir gastroenterolog , öğretim görevlisi, yazar, editör, sinirbilimci, belgesel film yapımcısı ve UCLA'daki David Geffen Tıp Fakültesi'ndeki Tıp, Fizyoloji ve Psikiyatri Bölümlerinde profesör beyin bağırsak etkileşimlerine yönelik tıbbi araştırmaların öncüsüdür. Mayer, Ludwig Maximilian Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp fakültesine gitmek kararına ilham kaynağı olan, Münih'teki Ludwig Maximilian Üniversitesi'nde bir üniversite öğrencisi olarak sağlık ve kronik hastalığa ilişkin zihin-beyin-beden etkileşimleriyle ilgilenmeye başladı. Belgesel film yapımına olan ilgisini çekti ve bu hayranlığı canlandırdı. Orinoco bölgesindeki Yanoom kabilelerine ve Irian Jaya'daki Asmat halkına yaptığı yolculuklarla sonuçlandı. Orada, yerli şifacıları filme alıp inceledi, bağırsak ve beyin arasındaki etkileşimin kültürü ve zamanı aştığına dair şüphelerini araştırdı. Mayer'in araştırma kariyeri, Münih'teki Fizyoloji Enstitüsü'nde beyin tarafından psikolojik stres sırasında kalpteki kan dolaşımını etkileyen mekanizmalar üzerine teziyle başladı. ABD'ye taşındıktan sonra, uzmanlık eğitimini UCLA'da bir gastroenterolog olarak tamamladı ve bundan sonra beyin bağırsak etkileşimlerinin temel, translasyonel ve klinik yönleri üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdı. Sindirim sistemi ve sinir sisteminin sağlık ve hastalıkta nasıl etkileşime girdiğine dair 30 yıllık tecrübeye sahiptir. ABD'de Mayer, Ulusal Sağlık Enstitülerinden (NIH) hibe yoluyla ABD hükümetinden güçlü destek bulmuştur. Mayer, Stres Nörobiyolojisi için Oppenheimer Aile Merkezi'nin İcra Direktörü ve UURA'daki CURE: Sindirim Hastalıkları Araştırma Merkezi Eş Müdürüdür. Kitaplar - Kronik Karın Ağrısının Temel ve Klinik Yönleri New York: Elsevier, 1993. ISBN 978-0444894373 - Beyin Araştırmalarında Zihin Beden Etkileşimleri İlerlemenin Biyolojik Temeli , Cilt. 122, Amsterdam: Elsevier, 2000. - Fonksiyonel Kronik Ağrı Sendromları: Klinik Sunum ve Patofizyolojide Benzerlikler ve Farklılıklar Seattle, IASP Press, 2009 Mayer Los Angeles , California'da yaşıyor. Minou Mayer ile evli ve Emeran Dylan Mayer adlı bir oğlu var.

İncelemeler

Tümünü Gör
304 syf.
·
7 günde
·
7/10 puan
"Karanlık ve oksijensiz bir ortam olan insan bağırsağında 100 trilyondan fazla mikrop yaşar. Mikroplar yalnızca bağırsağınızın içinde yaşamakla kalmaz, vücudumuzdaki başlıca bilgi toplama sistemleri ile yakın temas içinde yaşarlar. Bağırsaklarda yaşayan mikropların büyük çoğunluğu zararsızdır, hatta genel sağlığımız açısından pek çok yararları da vardır. " Ve bu mikroplar, bakteriler yanlış beslenmemiz, kullandığımız antibiyotikler gibi sebeplerle ölürler veya çalışma şekillerinin değişmesine sebep oluruz. Bu durum da tabii ki bağırsaklarımızın çalışmasını olumsuz etkiler. "Günlük hayatta yaşadığımız öfke, üzüntü, kızgınlık gibi duygular esnasında bağırsakların tepkileri farklılık gösterir, mide asit salgılar, hatta depresyona girdiğimizde bağırsaklar hiç hareket etmez. Yani tüm organlarımız birbiriyle bağlantılıdır ve en önemlisi de bağısaklarla beynin bağlantısıdır." Kitap bu bağlantıdan hareketle bağırsak başta olmak üzere vücudumuzdaki tüm organların beyninizle yani bizzat bizimle iletişim halinde olduğunu vurguluyor. Her organın birbirinden bağımsız bir şekilde çalışmadığını, uzun uzun anlatıyor. Zaten çağımızdaki çoğu rahatsızlığın en önemli sebepleri stres ve aşırı sağlıksız beslenme. "Eşi benzeri olmayan zamanlarda yaşıyoruz. Yediklerimiz ve içtiklerimiz çarpıcı bir şekilde değişti ve şimdiye kadar yaşayan herhangi bir insandan daha fazla kimyasal maddeye ve ilaca maruz kalmaktayız." Sağlıklı beslenmenin çok zor olduğu, spordan git gide uzaklaştığımız şu zamanlarda dikkat etmemiz gerekenleri zamana ve bilime uygun anlatan bir kitap. Yazar bunlara değinirken bağırsaklardaki mikroplara da sık sık değiniyor, yani tamamiyle hayvansal yağlardan uzak, aşırı sağlıklı beslenme durumunda da mikropların yok olmasına, bağırsakların güçsüzleşmesine sebep olduğuna değiniyor. Yani oturup bir paket cipsi yememeliyiz elbette, kalorisine, oranına dikkat ederek, en önemlisi organlarımızla doğru iletişime geçerek beslenmeliyiz diyor. Ben biraz karışık anlttıysam, bu konulara da ilginiz de varsa, kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Reklam
304 syf.
·
43 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Beyin -Bağırsak üzerine çokça kitap okudum .Bu kitapta onlardan biri.Belli bir süre sonra bilgiler tekrar eder aynı tarz okuduğunuz da ama bu kitapta yine ezber bozan bilgiler öğrendim. ————— Kronik stres aynı zamanda bağırsağımızdaki otonom sinir sisteminin, kalın bağırsak duvarının kaplayan mukoza tabakasının kalınlığını azaltarak bağırsağı daha geçirgen yapan stres sinyalleri göndermesine neden olur. Bağırsaklardaki mikropların işlevlerini etkileyen endişe , stres, öfke ve kaygı gibi sağlıksız bağırsak reaksiyonlarını dikkate almadan , yalnızca belirli bir diyet gibi basit bir uygulamanın tek başına bağırsak mikrobiyomunuzu ideal hale getirmesini beklemeyiniz ...
304 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
Demem o ki,serotonin ve dopamin bir araya geldim mi ister 80 ister 30 her şekilde mutlusundur ve yaşlanmaya uzaksandır. Ancak, insan kendisinin ve çevresinin farkında olursa bir şeyler değiştirebilir ve amaç güder. Amaç uğruna yapılan eylemler hem içinizde faaliyet gösteren ekosistemlerinizi hem de sizleri besleyip yüceltecektir. Mikroorganizmalara saygı göstermeliyiz onlar bazılarımızın sahip olduğu tek kültürdür.
·
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42