Lokman

"Zaman, herkesin izini yavaş yavaş siler. Ölü, öldüğü gün hatırlanır; gelin, geldigi gün deger görür. Sonra hayat kaldığı yerden devam eder. Bu yüzden ne övgüye fazla güven, ne de unutulmaya üzül. Çünkü zaman, en güçlü alkışı da en derin acıyı da sessizce tüketir."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Kendine geri dönmek ne kadar acıdır, Ömrünü onu başkalarında arayarak geçirdikten sonra, Çünkü bazı gidişler bizden insanları çalmaz, Bizi kendimizden çalar, Sonra bunu çok geç farkederiz, Hayattaki en uzun yolun , Kalpten kalbe giden yol olduğunu.."
Otobüsün geçmediği bir yerdi Yol bile değildi aslında Zaten, gitmekte değildi benimkisi Yüreğimin rehin kaldığı yerden, bavullarımı almaktı Hem, insan yarasından ne kadar uzağa kaçabilir ki..
"Ne büyük bir trajedi! Çürüyüp gidecek beden özenle beslenirken, ebedî yaşayacak ruh ihmal ediliyor. Ne büyük bir trajedi bu! Toprağa karışacağı gün sayılı olan beden, ihtimamla beslenir, süslenir, korunur; oysa ebedî yolculuğa çıkacak olan ruh, aç bırakılır, ihmal edilir, unutulur. İnsan, aynadaki suretiyle saatlerce meşgul olur da, kalbindeki pası silmeye vakit bulamaz. Beden için kurulan sofralar zengindir; ruh için kurulan sofralar ise ya dardır ya da hiç yoktur. Beden yorulunca dinlendirilir, hastalanınca hekim aranır; ruh yorulunca "sabret" denir, hastalanınca "vakit yok" bahanesine sığınılır. Oysa ruhun ihmali, bedenin çöküşünden çok daha derin yaralar açar. İmam Gazali
Halim yok Uzun uzun yazmaya Ben 'eksildik' diyeyim Sen anla..Birhan Eroğlu