"Hem sen adli tıp uzmanı değil misin? Ölmüş ruhlarla senin ilgilenmen gerekmiyor mu?” deyip gülümsedim ortamı yumuşatmak için.
“Sen hiç bu kadar güzel gülümseyen ölü gördün mü?” diye sordu o da gözlerime bakarken.
"Asıl söz hakkı olan kimselerin tüm sahip olduklarını görsen, sesin de biraz yüksek çıksa demek ki buradan daha soğuk bir yerde olacaktın şimdi," dedi.
"Silivri gibi mi?" diye sordum ben de boş bulunup.
"Ne olursa olsun," dedi gözlerimin içine bakarak. Sol elini kaldırıp iki parmağını şakağıma yasladı. "Buradan çıkaramıyorsan bir şeyi, ne yaparsan yap mahkumusun onun."