Selamlaaar :)
Uzun bir aradan sonra size Gamze Çelik 'in Kader Sarmalı kitabı ile geldim.
Pramit serisinin IV. kitabının incelemesini yazıyorum size :)
Tabi son kitap olmadığını da duyurmak isterim.
Bolca spoiler var öncelikle onu belirteyim, aşağıya da serinin diğer kitap incelemelerini bırakıyorum.
I. inceleme;
#178465561
II. inceleme;
#178651792
III. inceleme;
#184717820
Ve sırada IV. kitabın incelemesi var.
Ben bu kitaba başlarken son kitap olacağının beklentisi ile başladım.
Ve hüsranla bitirdim yine yarım bir son.
Aslında serinin ismi de artık seriyi yansıtmıyor bence serinin ismi direk güven olmalı..
Kızımız kime güvense yolda kalıyor resmen. Kitabın başında da kimseye güvenmeyeceğim diye naralar atarak başlıyor ama devamında güvenmediği bir ben kaldım gerçekten.
Seth, Dimitri, İsis ve Yüce Ra.
İsis'e güvenmemiştim o bir haltlar karıştırıyordu zaten de Seth düzeldi Seth yapmaz dediğim ne varsa yaptı sağolsun.
Aytun'u kurtardık, Simge ölümden döndü analarına kavuştular derken bu sonu beklemiyordum.
Ödenecek bir bedel vardı alınacak bir intikam vardı, intikam bile tadıyla alınmadı.
Kitap yarım kalmış gibi hissediyorum.
Sanki su almaya mutfağa gitmişim de döndüğümde kitap ortadan kaybolmuş gibi bir his.
Ama yazarın anlatımı gerçekten güzel, akıcı bir kitap sıkılmıyorsunuz okurken.
Tavsiye ediyorum fantastik severler için.
İyi okumalar efenim.
Selaam
Uzun bir aradan sonra size Nihan Kaya 'nın İyi Toplum Yoktur kitabı ile geldim.
Öncellikle İyi Aile Yoktur kitabının devam kitabı gibi düşünebilirsiniz.
Aslında olan şu; iki kitap birleşikmiş ama bazı çıkan sorunlar nedeniyle iki kitap olarak basılması uygun görülmüş.
Eveeeet.
İncelemeye geçelim mi?
Öncelikle toplum ne demektir, iyi toplum nedir sorularına yanıt bulalım.
Sosyolojide toplum, onu oluşturan canlıların basit bir toplamından ziyade, farklı biçimler ve özellikler gösterip özgün olan ve nesnel yasalar gereğince insanların maddi üretim içindeki gündelik hayat faaliyetleriyle ve sınıfsal savaşımıyla değiştirilen ve gelişen ilişkilerden oluşan sisteme denir.
Şimdi de ‘’iyi toplum’’un geçen yüzyılın iki büyük düşünürü, F. A. Hayek ve John Rawls, tarafından nasıl kavramsallaştırıldığına kısaca göz atalım. Hayek’ten başlarsak: Kanaatimce, şu iki sembolik ifade Hayek’in iyi toplum tasavvurunun veciz bir anlatımını vermektedir: İyi toplum “tesadüfi olarak seçilen herhangi bir kimsenin şansının mümkün olduğunca yüksek olması muhtemel olan toplumdur.” Ve: Böyle bir toplumda ‘’genel iyi çok sayıda bilinmeyen farklı amaçların izlenmesini kolaylaştırmaktan ibarettir.’’
Peki bu hedefler hangi kurumsal yapı veya düzenlemelerle gerçekleştirilebilir? Hayek buna özetle ‘’hukuk önünde eşitliği, hukukun üstünlüğünü, güçlü bir iktisadî özgürlük dâhil olmak üzere sivil özgürlükleri ve siyasî özgürlüğü garanti eden anayasal-kurumsal bir çerçeve aracılığıyla’’ diye cevap verir. Bu, ortak bir amaçlar hiyerarşisi bulunmayan, dolayısıyla kamu otoritesi tarafından kendilerine amaç dayatılmayan kişilerin kendi ‘’iyi’’ anlayışlarını gerçekleştirmekte özgür oldukları bir piyasa toplumudur. Hayek’in toplumsal-siyasal felsefesinde kişilerin ‘’iyi’’likleri onların sadece ahlâkî ve kültürel dünyaya