Selamlaaar :)
Size Beyza Alkoç 'a ait olan Enkaz Altındakiler kitabı ile geldim.
Bol spoili bir inceleme olacak, uyarmak isterim.
Enkaz Altındakiler, dünya genelinde düzenlenen bir yarışma.
Bu yarışma Türkiye'de de düzenlenmek istenirse ne olur?
Türkiye de ne düzgün oldu ki bu olsun?
Kumru, Uraz, Nisan, Eren ve Bulut 5 çaresiz ve kendini boşlukta hisseden genç.
Yarışmanın broşürünü görüyorlar, en çaresiz hissettikleri anda ve hemen başvuru yapıyorlar.
Hemen elemeler vs. derken artık yarışmacı oluyorlar.
Yarışmanın içeriğini anlatıyorum hemen.
Yeraltında olan 20 ev var ve bu evler numaralandırılmış. Son eve giden bir kişi 1 milyonun sahibi oluyor.
Yalnız ilk eve bir merdivenle iniliyor ve oraya gözleriniz bağlı geliyorsunuz. Siz merdivenden indikten sonra merdivenin üstündeki yer enkazla kapatılıyor.
Tabi olaylar buradan sonra başlıyor.
Bütün ülkelerde güzel giden yarışma, Türkiye'de yapımcının gereksiz gördüğü elektrik, su, yalıtım sorunları yüzünden ölümlere yol açacak duruma geliyor.
Tabii bu yarışmacıların hoşuna gitmiyor, dışardaki ailelerin de hoşuna gitmiyor çünkü onların hiç birşeyden haberleri yok.
Sizce yarışmayı kim kazanacak?
Yarışmayı tek bir kişi kazanmak zorunda mı?
Yarışma artık onlar için kazanmak istedikleri bu yarış değil, altından kurtulmak istedikleri mezar olarak gözüküyor.
Ve bunun için kazanmak istiyorlar ama yarışmayı değil, yaşamayı.
Ben beğendim konusunu, karakterlerini.
Tavsiye de ediyorum, iyi okumalar dilerim...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Selamlaar :)
Yılın ilk incelemesi ile geldim ve bolca spoi veriyorum size.
Size Pınar Gencal 'a ait olan İtalyan Usulü Aşk kitabı ile geldim.
Ana karakter olan İnci, babasından kalan zeytinyağı fabrikasını yönetir. Ama fabrika zaman ilerledikçe borçlanıyor ve iflasa sürükleniyor tabi ki.
Ve İnci, tanıdıkları sayesinde İtalyan iş adamı olan Dante Delfino ile ortak olur.
Tabi kızımız Dante beyi gördüğü gibi aşık oluyor.
Ve olaylar bundan sonra başlıyor.
İnci, İtalya'da Dante eşliğinde birkaç gün geçiriyor. Dante, Gömeç'e geliyor ve işler ilerliyor.
Kitap tam olarak bir yaz dizisi tarzında.
Birkaç günde okuyup bitirebileceğiniz bir kitap, tabi ben 9 günde anca bitirdim çünkü hayat şartları... :)
İnci'nin aşkı saf ve sadık ama Dante kitap boyunca samimi gelmedi. Sanki Dante birşeyler saklıyor gibi ve İnci kitap sonunda bunu bulacak gibi geldi ama asla öyle birşey olmadı :( biraz ekşın ya :)
Romantik kitap seven okumalı bence.
Vıcık vıcık bir aşk hikayesi yok tabi kiii :)
Daha sade, mesafeli bir ilişki diyebilirim sonradan halat kopuyor tabi. :)
Neyse tavsiye ediyorum, hoş bir kitap.
İyi okumalar efenim :)