Önce karı aşıp okula varmak, ödevini teslim etmek, oradan da mezun olup başka okullara gitmek. Uzaktakilere. Her an kovulmaya hazır öğrenmenleri sözleşmeli değil de kadrolu olan okullara. "Öğretmen açığı olmadığı için sözleşmeyle alıyoruz" diyen adamların erişemeyeceği okullara. İnsanlık açığının olmadığı yerlere. Tek kaçış yolu buydu. O da farkındaydı.
"Bu güç ifrit veya benzeri bir şey mi?"
"Tabiatüstü değil. Tabii ve tabiatüstü diye bir şey yok. İlmi ve ilimdışı var."
"Peki nasıl açıklayacağız efendim?"
"Açıklamayacağız. Bir kahin yahut şarlatan olsaydı hemen açıklardı. Böylece belki bir din kurar ve kim bilir, o canavara tapınırdık. Bu yüzden sebepleri üzerinde düşünüp hurafe üretmeyeceğiz."