__Bana bir masal anlat baba
İçinde tüm oyunlarım
Kurtla kuzu olsun şekerle bal
Baba bir masal anlat bana...__
(9 yıl bitiyor. Vay be...sanırım gerçekten de büyüyorum.)
Kapının önünde oturur her gece,
Adını fısıldar karanlığa gizlice.
Herkes "öldü" diyor. O, duymuyor.
Belki gelir diye bekliyor.
"Ölüler dönmez" diyorlar.
Halbu ki kadında biliyor,
Gidenin geri dönmeyeceğini
Ve son nefesine kadar onu seveceğini...
Gece
"Ağlama Asel nolur sen ağlama. Hem sen ağlayınca ben sana sinirlenemiyorum ki. Asel, bak gökyüzü de ağlıyor." Asel kızarmış gözlerini gökyüzüne dikerek kazağının ucuyla burnunu sildi. Ağlamanın da etkisiyle sesi daha bi tatlı olmuştu ama hâlâ titriyordu. "Ben ağladım diye mi gökyüzü ağladı? Asil?" Asil karışısında ki minik kıza ne cevap vereceğini düşündü. "Hıhım...o yüzden sen ağlama Asel tamam mı?" Asel yüzünde büyük bir sırıtışla Asil' e doğru döndü ve sevimli gözükmeye çalışarak konuşmaya başladı. "Sen varsın Asil! Sen varsan ben ağlamam kii hıı bak sildim gözyaşlarımı. Bak Asil ben ağlamıyorum."
.....
Bir zamanlar benim ağlamama bile kıyamayan adam şimdi beni öldürmeyi göze alıyordu. Asel'in Asil'i diye bir şey hiçbir zaman olmamıştı. Dışarıda yağan yağmur rüzgarın etkisiyle pencereye çarpıyordu. Sanki kalbime saplanan bir hançer gibi...
**Küçüğüm, daha çok küçüğüm
Bu yüzden sonsuz endişem
Savunmam bu yüzden
Bu yüzden bir küçük iz bırakmak için
Didinmem
Ne kadar az yol almışım
Ne kadar az, yolun başındaymışım meğer
Elimde yalandan kocaman, rengârenk
Geçici, oyuncak zaferler**