Kar beyazı bir yaprak kâğıt dedi ki : "Ne kadar da saf yaratıldım ve sonsuza dek böyle saf kalacağım. Ben karalığın bana dokunmasından yahut pisliğin yanıma yaklaşmasındansa yanmayı ve beyaz küllere dönüşmeyi tercih ederim."
Mürekkep şişesi yaprağın söylediklerini duydu ve simsiyah yüreğiyle güldü. Fakat asla ona yanaşmaya cüret etmedi. Rengarenk kalemler de onu duydular. Ancak onlar da yaprağın yanına uğramadılar.
Kar beyazı yaprak kâğıt , saf ve lekesiz kaldı sonsuza dek. Saf lekesiz ve boş.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Felsefe ve edebiyatın buluştuğu hikayelerden oluşuyor kitap. Kolay ve güzel okunuyor. Hikayelerin altında Halil Cibran yazmasa da dikkatli bir okuyucu, kalemi hemen tanır.
Bir söz söylemeye geldim ve şimdi söylemeliyim. Fakat eğer ölüm dile gelişini engellerse, Yarın söylenecektir, çünkü Yarın ahiret kitabında hiçbir şey sır olarak bırakmaz.
Yazarın, fikirlerini lirik bir dille anlattığı şiirsel bir kitap. Halil Cibran üslubu bu.
Aşağıya kitaptan bir pasaj bırakıyorum.
"Ben kayıp olan insan kalbiyim, insanların emirlerinin menfur zindanlarına hapsolmuş, dünyevi bir otoritenin zincirleri ile bağlanmış, dili düğümlenmiş ve gözleri kör edilmiş , gülmekte olan insanlık tarafından öldürülüp unutulmuş bir kalp. "
(sayfa 30 )