Lale Özyurt

Sokaktan uzaklaşır uzaklaşmaz tekrar oraya dönmeye can atıyordu. Çünkü sokağın, insanlarla, eğlencelerle; jestler, kahkahalar, şarkılar, maskaralıklar ve bağrışmalarla dolup taştığını hayal ediyordu. Tıpkı suda hapsolmuş hava kabarcığı gibi bir boşluk vardı içinde: Sevdiği ve yerini hiçbir kadının tutamayacağı bir kadının; hem anne hem sevgili, hem abla hem kız kardeş, hem boğazında düğümlenen bir hıçkırık, hem serin bir gözyaşı olan Virginie'nin terkettiği tuhafiye mağazası.
Sayfa 184 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu
Reklam
Demek, sokakta insanlar sessiz sedasız göçüp gidebiliyorlar ve hiç kimse umursamıyordu bunu. Olivier annesini düşündü. Tuhafiye dükkanı, konuşmalar, yapılan hizmetler, dostluklar sanki hiç var olmamış gibi, herkes gittikçe daha az söz ediyordu ondan. Yumruklarını sıktı, çenesinin titrediğini hissetti.
Sayfa 174 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu
Bir an tuhafiye dükkanının önünde durdular. Bir Mayıs'tan beri Olivier bu dükkanın çevresinde dolanıp durmuştu. Görünmez, gizli, erişilmez bir Virginie, makasların, çekmecelerin, ipliklerin arasında yaşamakta devam ediyordu hala. Olivier gittiği anda o da gerçekten ölecekti. Tuhafiye dükkanının orada öylece durduğuna, kendisini sokaktan ayırdıklarına bir türlü inanamıyordu. Hayır, sadece bir gezintiydi bu. Ya da tatile gidiyorlardı.
Sayfa 239 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu
Birine bakmakta tıpkı terapi gibi sıcaklık ve düzen, ilişki ve adanmışlıktır; koruyup, barındırmak olduğu kadar yorumlamaktır.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Yıllarca Multiple Skleroz hastalığı nedeniyle engelli gibi yaşamıştı ve aynı zamanda annemi başka yere aktarılması daha iyi olacak maddi kaynaklar için yük olarak gören devletin 'kendi haline terk edilen kamusal altyapının, kişileri haklarından mahrum eden şartları' ile karşı karşıya bırakmıştı. Bir süredir gelmesinden korktuğu bu mektubu hayatta olup görmediği için mutluyum. Öte yandan bu mektubu herkesin eline tutuşturmak, duvarlara yapıştırmak, bina duvarlarına yansıtmak isterdim.
Sayfa 137 - YKY Yayınları·Kitabı okudu
Reklam