Olivier isimli bir çocuğun, annesini kaybettikten sonra yaşadıklarını anlatan bir hikaye. Yazarı yakın bir dönemde ölmüş, ölünce de eserleri filan konuşulmaya başlandı tabii ve onun en önemli kitabı olan, otobiyografik ögeler barındırdığı iddia edilen bu kitap da tekrar gündeme geldi, gazetelerin kitap eklerinde, bloglarda filan. Ben de onun gazıyla okudum zaten. Çok akıcı bir kitap gibi gelmedi bana, sıkıldım okurken ama 10 sayfa okuyup da kenara bırakmak yerine kendinizi zorlarsanız Olivier'ın dünyasına giriyor, onun hislerini, yalnızlığını anlayabiliyorsunuz. Aslında kitabın tanıtım yazıların Olivier ile anarşist ruhlu Bougras'ın dostluğundan bahsediliyordu ve Bougras karakterinin olduğu bölümleri okumak gerçekten çok keyifliydi ama bu bölümlerin sayısı bana çok az geldi. Ben çok derin bir dostluk beklerken yetim bir çocukla ilgilenen, enteresan, hırpani bir adam gördüm sadece. Bougras karakterinin üzerinde biraz daha dursaydı yazar, Meursault'dan sonra gerçek anlamda olmak isteyeceğim bir karakterle daha tanışmış olurdum sanırım. Ama diğer yandan; küçük çocukla koca adam muhteşem bir arkadaşlık kurup da dünyanın damına koydular edebiyatı yapmak yerine olan biteni gerçekçilik çizgisinden milim ayrılmayarak anlatmasıyla hayranlığımı kazandı kendisi. Büyük adam-küçük çocuk arkadaşlıklarını daha önce de gördük edebiyatta ve aklıma ilk genel örnekleri içlerinde barındıran kitaplar, bu kitaptan çok daha fazla bilinmiş ve sevilmişlerdir.(Küçük Prens, Şeker Portakalı) Bu kitaptaki ana tema ise çocuğun yalnızlığı olduğundan, ufaklığımız büyüklere ders vermeye filan girişmiyor haliyle ama ders de almıyor. Bir çocuğun yalnızlığı, en saf haliyle, çoğu zaman bana sıkıcı gelen bir üslupla ama gerçeklikten hiç ayrılmadan anlatılıyor özetle. Sık sık sokaktan bahsediyor yazar,
İsveç KibritleriRobert Sabatier · Sel Yayıncılık · 200585 okunma
Görünmez, gizli, erişilmez bir Virginie, makasların, çekmecelerin, ipliklerin arasında yaşamakta devam ediyordu hala. Olivier gittiği anda o da gerçekten ölecekti.
Yazarın kendi yaşamından kesitler sunan bir kitap.
İsveç KibritleriRobert Sabatier · Sel Yayıncılık · 200585 okunma
Okuru bir yandan 1930’lar Paris’inin sokaklarında dolaştırırken bir yandan da oldukça dokunaklı bir çocukluk hikayesi anlatan, otobiyografik bir roman “İsveç Kibritleri”. Fransız yazar Robert Sabatier, eşiyle New York’ta gezerken, sokakta yangın musluğundan fışkıran sularla oynayan çocukları görünce kendi doğup büyüdüğü sokakta başından geçen serüvenleri anımsamış ve kaldığı otele döner dönmez bu romanı yazmaya başlamış. Charles Dickens hayranlığı nedeniyle de baş karaktere Oliver adını vermiş.
Yazarın bugününden dönüp çocukluğuna baktığı ve sokağını andığı kısa ama etkileyici ve metnin nostaljik tonuna dair ipucu veren bir girişle başlıyor roman. Ardından kahramanımız Oliver’ın annesini kaybetmesinden sonraki birkaç ayını okuyoruz.
Sabatier’nin çok zarif, nahif ve sadelikte şiirselliği yakalayabilen bir dili var. On yaşında bir çocuğun his dünyasını, onun penceresinden dünyayı ve yaşadıklarını, gözlemlerini çok gerçekçi ve incelikli anlatıyor. Romanı kaleme alırken hakikaten o günlere dönüp gidebildiğini, yaşadıklarının kendisinde bıraktığı hislerin hâlâ çok canlı olduğunu görüyorsunuz bu nedenle. Oliver’ın annesinin kaybından sonra hissettiklerini, yas sürecini, yokluk ve boşlukla baş etmesini hissediyorsunuz okurken. Bir yanıyla çok hüzünlü ama öte yandan çocukluğun o saflığını, masumiyetini, sebepsiz mutluluklarını, insanlara inancını ve umutlarını da anımsatıyor size. Bu yanıyla da hem çok nahif hem her insanın içindeki çocuğa seslenen bir anlatı.
Oliver’ın kişisel deneyimlerinin yanı sıra, dönemin atmosferini filmlerinden tiyatro oyunlarına, gazete manşetlerinden spor müsabakalarına kadar solutuyor size Sabatier. Paris’i adımlıyor, kafelerinde geziyor, dönemin kültür sanat hayatından hakim siyasi atmosferine, farklı sosyal sınıflarına şehri tanıyorsunuz adeta.
İsveç KibritleriRobert Sabatier · Eriken Yayınları · 202585 okunma
Robert Sabatier, Olivier adlı kahramanı üzerinden kendi çocukluk yıllarını, 60'lardaki Paris sokaklarını ve küçük bir çocuğun yalnızlığını anlatıyor. Olivier bu eserde, kibritin yardımıyla benliğinin ötesindeki bir başka dünyada düşünceleri, görüntüleri toparlayıp kendi kendisiyle kaynaşmak imkanını bulur. Kibritin sıcaklığında korkularını unutur..
İsveç KibritleriRobert Sabatier · Milliyet Yayınları · 197285 okunma
Merhaba Sevgili okurlar
Unutma ki insan karşılaştığı zorluklar karşısında olgunlaşır..
Labat sokağında 9 yaşında öksüz kalan bir çocuğun yaşam mücadelesi...
Labat sokağının renkli ama karmaşık çoğu zaman acımasız dünyasında, küçük Olivier'in kaderin kırılgan ipleriyle örülmüş yaşam hikayesi
Olivier'nin minik yüreğine ağır gelen bir geçmiş ve yaşamın sert gerçekleriyle çarpışan hayelleri.....
İyi okumalar..
İsveç KibritleriRobert Sabatier · Eriken Yayınları · 202585 okunma
Geçenlerde çok beğenerek okuduğum "Gece Kelebeği" kitabının arkasında ki bir yazı dikkatimi çekmişti.
Gün Zileli şöyle diyordu;
"Hayatta beni üç roman ağlattı. Biri, 1965 yılında, on dokuz yaşındayken okuduğum, John Steinbeck’in Gazap Üzümleri romanı; ikincisi, dört-beş yıl önce okuduğum ve tanıtımını yaptığım, Robert Sabatier’in İsveç Kibritleri; üçüncüsü ise, şu anda elinizde tuttuğunuz Perperık-a Söe."
Bahsettiği 3 kitaptan 2 sini okudum ve 3. sü olan bu kitabı da okumasam olmaz diye düşündüm.
Bir de Gün Zileli'yi bu yorumdan sonra tanıdım dersem yalan olmaz galiba.
Çocukluk dönemini anlattığı "Ev" kitabını da pdf olarak okudum ve çok beğendim.
Gelelim kitaba ;
İsveç Kibritleri, Fransız yazar Robert Sabatier'in çocukluk yıllarını ve o dönemin Paris'ini anlatıyor. Çok yalın ve de çok güzel bir dili var.
Benim de enlerim arasına girdi diyebilirim.
Pearl S.Buck'un Ana kitabında aldığım tadı aldım dersem de yalan olmaz galiba.
Yazar gibi yetim büyüyen Olivier'in, annesini kaybettikten sonra sokaklarda geçen hayatı anlatılıyor kitapta.
Sokaklar öyle güzel aktarılmış ki yazar tarafından...Sokaktaki arkadaşları, komşuları...
Belki çok durgun sıradan gelebilir kitap size, fakat ben çok beğendim.
Yetim bir çocuğun sokaklarda geçen yaşantısını, yalnızlığını iliklerimde hissettim diyebilirim.
Zaman zaman annesi ile yaşadıklarını hayal meyal aktarmaları, o tuhafiye dükkanı önünden geçerken annesinin orada olduğunu görmesi, onu hayal etmesi, dalıp gitmesi... çok güzel aktarılmış.
Annesinin ölümünü belki de asla kabullenememiş 10 yaşında bir çocuk,
ve bu cümle ne kadar güzel özetliyor durumunu:
"Görünmez, gizli, erişilmez bir Virginie, makasların, çekmecelerin, ipliklerin arasında yaşamakta devam ediyordu hâlâ. Olivier gittiği anda o da gerçekten ölecekti."
Bir noktaya da
İsveç KibritleriRobert Sabatier · Milliyet Yayınları · 197285 okunma
"On yaşındaydım ve aldığım ilk yarayla bana gerçek yüzünü gösteren hayatı ilk kez hissediyordum." (S.19)
Robert Sabatier 20. yüzyılın önemli şairlerinden, romancı, yayıncı,Fransız bir isim. Çocukluğu Fransa'nın Labat sokağında geçmiş, oldukça hüzünlü bir hayat hikayesi var. Camus Sabatier için: "Onda yetişkinlerin bile tutunduğu güzel bir çocukluk vardı" diyor.
Kitap otobiyografik olaylardan oluşuyor. Aslında bir üçleme ve diğer kitaplar yıllar yıllar evvel dilimize "Nane Şekerleri" ve "Yaban Fındıkları" isimleriyle çevrilmiş. Peki bu kitabın adı neden İsveç Kibritleri diye merak ettim. AI bu konuyu Fransa'da kibritin adının marka ismiyle bütünleşmesinden kaynaklandığını söyledi. Hatta Türkiye'de de selpak mendili buna örnek verdi Umarım bizi keklememiştir.
Charles Dickens hayranlığından ötürü kendi adını kitapta "Olivier" (Oliver Twist'e ithafen) olarak kullanmış. Olivier annesinin işlettiği tuhafiyeci dükkanında onunla mutlu mesut yaşarken bir sabah uyandığında ki o sırada 10 yaşındadır, annesinin uykuda öldüğü anlaşılır. Bu olay zaten hemen kitabın ilk sayfalarında oluyor. Sonrası Olivier'ın daha doğrusu Sabatier'in kendi şahsının hayat mücadelesi şeklinde ilerliyor. Sanırım en büyük şansı kitaplarla iç içe büyümesine olanak tanıyan akrabalarının yanında büyümüş olması. Bu nedenle okumaya ve yazmaya yatkın bir erişkin olabilmiş.
Bana en garip gelen yazarın Marcel Proust hayranlığının onun için bir oda ayırmaya varacak düzeye ulaşmış olması oldu. Yazara ait tüm dönem kitaplarını ve fotoğrafları bir odasında sırf onun için biriktirmiş. Ne sevgi ama Serinin bu ilk kitabı hala çocukluk dönemi olduğu için bu hususa dair bir bilgi yoktu. Bu kitap bana daha çok Ayfer Tunç'un Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek kitabını anımsattı. Eski dönem Fransız
İsveç KibritleriRobert Sabatier · Eriken Yayınları · 202585 okunma
Eğer Montmarte sokaklarını ve öksüz bir çocuğun büyüme hikayesini okumak isterseniz okuyabilirsiniz.
Kitabın içindeki Montmarte eskizini kitaptan daha çok sevdiğimi ayrıca paylaşmak isterim :)
İsveç KibritleriRobert Sabatier · Eriken Yayınları · 202585 okunma
Bir sahaf alışverişi sırasında beni kendine çeken 1972 baskılı bir Paris sokakları portresi
1930’lar Fransasını (daha çok sokaklarını) bir çocuğun gözünden görmeye ne dersiniz? Eğer ki cevap evetse İsveç Kibritleri iyi bir seçim olacaktır. Şaşalı bir Paris yerine 1. Dünya Savaşından çıkmış, yeni fikirler yayılmaya başlamış ve yoksul bir Paris sokağının anlatıldığı bu eserde sinemaya damgasını vurmuş Fransız Yeni Dalgası akımına benzetilebilecek yanlar da var yani en azından filmi çekilse aklıma direkt siyah beyaz Paris sokaklarında geçen bir Truffaut ya da Godard filmi canlanıyor.
Sıkıntılar yaşayan bir çocuğun hikayesinin anlatıldığı bu eserdeki baş karakter olan Oliver tbana Dickens’ın Büyük Umutlar kitabındaki Pip karakterini hatırlattı. Hem Pip hem Oliver çocukluklarında kimsesiz kalan çocuklar ve ikisinde de romanın baş kişileri kendileri. İsveç Kibritlerinde Büyük umutlar gibi bir karakter gelişimi gözlenmese de yine de ortak yanları var ve bence Büyük Umutlar’ı okuyan ve seven biri İsveç Kibritleri’ni de beğenecektir.
Akıcı bir dille yazılmış olan eser duru bir üsluba sahip. Sabatier kendi çocukluğundan ilham alarak yazdığı için tasvirler yerinde ve etkili kullanılmış. Dili ağır bir eser okumak istemeyen veya klasiklerin diline yakın bir eser okumak isteyenler İsveç Kibritleri’ni tercih edebilir.
İsveç KibritleriRobert Sabatier · Milliyet Yayınları · 197285 okunma