"Aşk ateşe yürümek demektir," diyordu "ya da aşk seni ateşe çeker, pervane ışık gibi, er geç yanacaksın, ama yandığına değer. İyi de insan bu hastalık için mi yaşıyor yani diye sorarsan, evet, aşk yoksa yaşamaya değmiyor bu hayat."
Dünya denen çıban öyle tehlikeliydi ki bütün evreni zehirleyebilirdi. Taşlaşma çağında dünya bir nefes bile iyileşecek gibi görünmüyordu. Vicdana, utanca, bağışlanma isteğinin dayanılmaz azabına ihtiyaç vardı.
Ama taşlaşan ruhlara azap işlemiyordu.