Edip Cansever, 1947 yılında, henüz 19 yaşında iken yayınladığı "İkindi Üstü" adlı kitabıyla edebiyat muhitine girer. Bu kitaptaki şiirler o dönemde, Orhan Veli ve arkadaşlarının yürüttüğü şiirin paralelindedir. Zaten bu tarihler, Garip Hareketi'nin aktüalitesini sürdürdüğü, bilhassa gençler üzerinde etkisini gösterdiği; bir moda gibi herkesin severek yahut sevmeyerek ilgisini topladığı zamanlardır. Genel görünüş bakımından toplumcudur. Fakat bu toplumculuk ne Milli Edebiyat'a dahil şairlerde gördüğümüz milliyetçi toplumculuk ve ne de Nazım' daki marksist propaganda şeklinde beliren toplumculuktur.
Dünya görüşü olarak Marksizmi benimsemiş olan Atilla ilhan'ın şiirlerine daha çok romantik bir hava hakimdir. İdeolojik yanı ağır basan şiirlerinde bile mariz bir duyarlılık, bir melankoli vardır. Marksçı şairlerin bol bol kullandıkları zengin fakir ilişkisi, küçük esnafın yaşayışı, emperyalizme karşı direnme timleri onda hep "şairane" anlatış içerisindedir.
Atilla İlhan toplumcu-mücadeleci görüşlerinde bile romantiktir. Mizacı ile fikirleri arasındaki derin aykırılığı kuvvetli bir sanat sentezi ile bağdaştırmaya çalışmıştır.
Orhan Veli, 1940'tan önce, yani yeni bir anlayışla şiirlerini yazmadan önceki dönemindeki şiirleriyle, Tanpınar, Necip Fazıl, Ahmet Muhip ve Cahit Sıtkı nesline bağlanır.
*"Orhan Veli, sanat hayatına Ahmet Hamdi- Ahmet Muhip arası, fakat sembolizme onlardan ziyade yaklaşan şiirlerle başlar. Vezinli, kafiyeli şiirlerinde hece vezninin inceliklerini az çok bilen ve daha ziyade lirizme meyleden bir virtiose olarak tanıyoruz."
*Yaşar Nabi, Orhan Veli, Varlık dergisi, Ocak 1951, İstanbul