Yazarın okuduğum 2. Kitabıdır. İlki Rahatlama Kitabı idi. Bu iki kitapta da benzer bir yan gördüm: Matt aslında kendisini rahatlatmak ve sıkıştığında bu kitapları okuyup ‘bir gün böyle düşünmüştüm ve iyi gelmişti, evet’ diyebilecek kitaplar yazmış. Yani kendisi gibi olan insanlara ulaşmayı hedefleyip, kendisine iyi geldiği şeyleri anlatarak o kişilere de iyi gelmesini ummuş gibi.
Kitabın dili çok akıcı. Öyle ki günde 100er sayfadan (müsait olduğum) 3 gün içinde kitabı bitirdim. Kitaptan çok alıntı yaptım, altlarını çizip post itler yapıştırdım fakat puan kırmamın birkaç sebebi var aslında:
1. Kitap apaçık bir kitap. Bir şey düşünmenize, bilinmeyeni bulmaya çalışmanıza, çok şaşıracağınız bilgiler aramaya çalışmanıza gerek yok. Okudukça, ‘evet doğru diyor derin nefes almalıyım, evet doğru yazmış hayvanlara dokunmalı ve doğa sesleri içinde bulunmalıyım bana iyi gelecek’ gibi temel şeyleri beyninizde tekrar ediyorsunuz sadece çoğu yerde.
2. Kitapta yazar, kendisini sıkıntıya düşürdüğü durumlardan bahsetmiş ve ben mutlu ve enerjik bir haldeyken bir anda modum düştü ve kötü hissetmeye başladım. Bu her kitapta hissedilebilecek bir duygu evet ama bilgiler, notlar okuyorken bir anda “villamın kenarında uçurumdan atlamak istedim” gibi bir şey okuyunca insan bir anda şoke oluyor. Benim de içim sıkıldı okudukça. O kısımları geçmek istedim ama okumak durumunda kaldım. Kendi ruh halimle alakalı bir yorum bu, tabii bu durum herkese böyle hitap etmeyebilir.
3. Kitabın sayfa sayısı gereksiz uzun yani boş sayfalar, bir sayfada 4 cümlenin olduğu sayfalar var. Bu da kitabı 300 küsür sayfa yapmış bir de kağıt israfı olmuş. Rahatlama Kitabı’nda da böyle sayfalar çok vardı ama orda amaç farklıydı: kitabı alıp sayfaları karıştırdığınızda o sayfaları görüp rahatlayın mutlu olun diyeydi (ben