Lúthien

8/10
·232 syf.·
2026 2. kitabı
Kitap gerçekten çok sürükleyiciydi. Uzun zaman sonra her fırsatta okumak isteyeceğim bir kitabı bulduğum için mutlu oldum. Rahatsız edici ve endişelendirici bir hissiyatı vardı ancak elimden bırakamadım. İlginç Resimler adında olumlu his uyandıran başka bir kitap olsaydı koşarak almak isterdim.
Tuhaf ResimlerUketsu · Domingo Yayınları · 20251,896 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
7/10
·160 syf.·
2025 4. kitabı
Kitapla ilgili benim şu an yazabileceğimden çok çok daha güzel incelemeler ve yorumlar var. Ben sadece kendim, kitabı ileride nasıl hatırlayacağımı kendime hatırlatmak için bu incelemeyi yazacağım. Açıkçası içeriğini bilmeden aldığım bir kitaptı. Başlamadan önce kitap incelemelerine hafifçe göz gezdirdim ve feminizm ile alakalı olduğunu gördüm. Bir hikaye üzerinden feminizm anlatılıyor sanmıştım yani bir kadının yaşamı üzerinden bize örnekler verilir gibi sanmıştım. Öyle değilmiş. Yazar direkt benimle konuşur gibi kadınların konumunun geriliğinden, kütüphaneye girmek için bile refakatçi ya da izin yazısı gerektiğinden, eski dönemdeki kadınlar hakkında hiçbir şey bilmeyişimiz ve bunun sebebinin hiçbir kadının bir kitap yazıp da bu durumu açıklayamadığından bahsediyor. Okurken ilk sayfalarda konuyu yakalaya çalışmam zor oldu. Kendimi kitaba kaptıramadım. Sonra çok akıcı geldi ve büyük bir merakla, erkeklere sağlanan hakların kadınlara sağlanmadığını ve 1929 yıllarında eşitsizlik ne durumdaymış, hatta 1929dan önce de ne durumdaymış konularını okudum. Ancak sonlara doğru hep aynı konunun olması (bunun sebebi günümüzde de her gün maalesef benzer konuyla hala boğuşmamızdan ötürü) biraz baydı beni. Bir incelemede en çok yarım bırakılan kitaplar arasında bu kitabın yer aldığını gördüm. Eğer bu doğruysa, bence 160 sayfa aynı konu bahsedildiği için olabilir. Aslında burada eşitlik konusu çok güzel anlatılmış. Ancak maalesef son 2 bölümde sıkıldım ve hemen bitmesini istedim. 1929lara ve daha da geriye bakılıp anlatılması, sürekli aynı konudan bahsedilmesi, bir de kitap içinde başka kitabın konusundan bahsedilip anlatılması biraz beni kitaptan kopardı. Kitap okuyorum ama okumadığım başka kitaplar hakkında yazarın o kitaplar hakkındaki yorumunu okuyorum. Buralarda biraz
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İndigo Kitap · 201748,3bin okunma
5/10
·73 syf.·
2025 3. kitabı
Kitaba başladığımda kitapla bağım bir türlü oluşmadı. Kitap beni başlarda içine çekemedi. Sonra incelemelerini okuduğumda diğer okurlar için de durumun aynı olduğunu fakat kitabın sonradan açıldığını okudum. Gerçekten de öyleymiş. 30. Sayfadan sonra aktı gitti. Ancak şunu belirtmekte fayda var, diğer Zweig kitapları kadar akıcı ve merak uyandırıcı değil. Karakter gelişimini beğendim ve daha önce okumadığım, beklemediğim bir olay yaratılmış ve bu hoşuma gitti. Farklıydı ama yazarın daha çok beğendiğim ve okurken meraklanıp heyecanla okumaya devam ettiğim diğer kitapları ile aynı hissiyatı vermedi.
Hayatın MucizeleriStefan Zweig · İş Bankası Kültür Yayınları · 202219,1bin okunma
5/10
·308 syf.·
2024 26. kitabı
Yazarın okuduğum 2. Kitabıdır. İlki Rahatlama Kitabı idi. Bu iki kitapta da benzer bir yan gördüm: Matt aslında kendisini rahatlatmak ve sıkıştığında bu kitapları okuyup ‘bir gün böyle düşünmüştüm ve iyi gelmişti, evet’ diyebilecek kitaplar yazmış. Yani kendisi gibi olan insanlara ulaşmayı hedefleyip, kendisine iyi geldiği şeyleri anlatarak o kişilere de iyi gelmesini ummuş gibi. Kitabın dili çok akıcı. Öyle ki günde 100er sayfadan (müsait olduğum) 3 gün içinde kitabı bitirdim. Kitaptan çok alıntı yaptım, altlarını çizip post itler yapıştırdım fakat puan kırmamın birkaç sebebi var aslında: 1. Kitap apaçık bir kitap. Bir şey düşünmenize, bilinmeyeni bulmaya çalışmanıza, çok şaşıracağınız bilgiler aramaya çalışmanıza gerek yok. Okudukça, ‘evet doğru diyor derin nefes almalıyım, evet doğru yazmış hayvanlara dokunmalı ve doğa sesleri içinde bulunmalıyım bana iyi gelecek’ gibi temel şeyleri beyninizde tekrar ediyorsunuz sadece çoğu yerde. 2. Kitapta yazar, kendisini sıkıntıya düşürdüğü durumlardan bahsetmiş ve ben mutlu ve enerjik bir haldeyken bir anda modum düştü ve kötü hissetmeye başladım. Bu her kitapta hissedilebilecek bir duygu evet ama bilgiler, notlar okuyorken bir anda “villamın kenarında uçurumdan atlamak istedim” gibi bir şey okuyunca insan bir anda şoke oluyor. Benim de içim sıkıldı okudukça. O kısımları geçmek istedim ama okumak durumunda kaldım. Kendi ruh halimle alakalı bir yorum bu, tabii bu durum herkese böyle hitap etmeyebilir. 3. Kitabın sayfa sayısı gereksiz uzun yani boş sayfalar, bir sayfada 4 cümlenin olduğu sayfalar var. Bu da kitabı 300 küsür sayfa yapmış bir de kağıt israfı olmuş. Rahatlama Kitabı’nda da böyle sayfalar çok vardı ama orda amaç farklıydı: kitabı alıp sayfaları karıştırdığınızda o sayfaları görüp rahatlayın mutlu olun diyeydi (ben
Duygu ve Düşünce
Nevrotik Bir Gezegenden NotlarMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20191,723 okunma
6/10
·50 syf.·
2024 25. kitabı
Bazı yerler spoiler içerir. 3 hikayeden oluşuyor: Lyon’da Düğün, İki Yalnız İnsan, Wondrak. 1 ve 3. Hikayeleri beğendim, ikinci hikayeyi hiç beğenmedim. Bir akşam, 10 dakikada aklına gelip yazılmış gibiydi ve sonu da hiç güzel değil yani karanlıktan çirkinliği görülmüyor gibi bir son yerine en azından ‘kadın adamın yürüyüşüne ayak uydurunca bu uyumla yüzü o kadar da çirkin gözükmemeye başladı adam için’ bile hoş bir son olurdu. Bitiriş cümlesi de bir tuhaftı yani sanki bunu yazar yazmamış gibiydi. İlk hikayeyi ağlayarak okudum ve okurken böyle bir hissiyata bürünmek, yazarın böyle bir duyguya sokabilmesi çok hoşuma gidiyor. Üçüncü hikaye çok sürükleyici, bayıldım. Özellikle annenin her ne/nasıl olursa olsun doğurduğu bir cana karşı tutumu, sevgisi, koruma gücünün yüceliğini aktarıyor. Ve her Stefan kitaplarındaki gibi savaş, askerlik, askerliğe gidişe karşı çıkma gibi konular. Ayrıca sonu tamamlanmamış yani yarıda bitiyor gibi olduğu için kitap bitince yüksek sesle bir ‘EEE’ çıkıyor ağzınızdan.
Lyon'da DüğünStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202139,1bin okunma