"Beni çıkartmayacak mısın?" dedi, büyük bir öfkeye.
"Tabii ki hayır, Lunulata. Unuttun mu ben, sadece basit bir ayakçıyım,"' dedi, ona hâlâ anlayışlı bir gülümsemeyle bakarken Gezgin'e kinle bağırırken, tekrar parmaklıklara yapıştı:
"Ve bir yalancı,' dedi tıslayarak.
"Ama bu şehirdeki en yakışıklı yalancı olduğuma, seni temin ederim," dedi Gezgin
Öfke kör edici müthis bir güctür. Onun kizgin IslčInın icine girince bu Isiktan ötesini görmeniz olanaksızdır. Mantık, ötesindeki karanlıkta kaybolur. Ofke icin vapacağınız her sev ne kadar önemsiz, küçük, iğrenç ya da acımasız olursa olsun haklıymış gibi görünür.
"Öğle yemeğinde ne yiyeceğime bir türlü karar veremediğimden yakınıp duran adam gelmiş benden pat diye böyle önemli bir karar vermemi bekliyor." "Doğru." Bir an duraksadı. "Hâlâ aynı fikirdeyim. Ama bu menüden yemek seçmekten daha kolay, öyle değil mi? Sadece benimle evlenmek isteyip istemediğine karar vereceksin."
"Nedenini hiç bilmiyorumAma seninle evlenmeyi istediğimden eminim. Hatta hayatta hiçbir seyden bu denli emin olmamıştim. O yüzden, evet. Cevabim evet."