İslâm ekonomisinin en temel özelliği, kendisinde kendi gayelerini taşıyan bir ekonominin kör çarklarına itaat etmemek, aksine birbirinden ayrılmaz şekilde insanî ve ilâhî en yüce hedeflere boyun eğmektir. Çünkü insan, ancak ilâhî olana tâbi olmakla gerçekten insan olur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İslam'ın beş şartından biri olan zekât, sosyal transferleri sürekli olarak yürütme ve toplumsal hareketliliği sağlama aracıdır. Fransa gibi Batı ülkelerinde ancak 20.yüzyıl ortalarında, asırlık bir sınıf mücadelesi sonrasında kavuşulan sosyal güvenliğin bu ilk şekli, İslam'da dinin bir emri olarak tam on dört yüzyıl öncesinde gerçekleştirilmiştir.