Kübra

Dünyadaki evliliklerin küçük bir kısmı, zorla yaptırılan evliliklerdi. Geri kalan çok büyük bir kısmı ise birbirlerini sevdiklerini sanan insanların yaptıklarıydı. Daha doğrusu seveceği insanı bulamadığında korkudan bulduğu insanı sevmeye çalışanlar. Hoşlanma hissini aşk sananlar. Her taraf bu tarz çiftlerle doluydu. Acaba yer yüzünde gerçekten aşık olup beraber olabilen kaç kişi vardı?
Sayfa 33·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsan beyni böyleydi işte. Nerede bir güzellik görse, etrafındaki diğer şeyler anlamını yitirirdi.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Zira etrafındaki insanların birtakım duygu yanılsamalarını aşk olarak görmesi, midesinde her zaman garip bir sancı oluştururdu. Onların yaşadığı aşk falan değildi. Yaşadıklarının ne olduğu umrunda da değildi. Adam için aşk acayip bir şeydi, içtikçe susatan, yedikçe acıktıran, tükettikçe yaratmasına neden olan yeryüzündeki en paradoksal süreçti. Kesinlikle bir keyif hali değildi yani. Acı ile zevkin garip bir karışımı söz konusuydu.
Sayfa 29·Kitabı okudu
“Montaigne’in çok sevdiğim bir sözü vardır.” demişti kız “Ezberlemek ihanettir” diye. İşte bu yüzden tıp fakültesini bıraktım. Beynime ihanet etmemek için.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Çünkü aşk denen şey garip bir virüstü
Sayfa 19·Kitabı okudu