Kişisel gelişim tadında, psikolojik ve felsefe ile düşünmeye sevk eden, yavaş okunması ve not alınması gereken güzel anlamlı bir kitaptı. Okurken içsel dünyamızda hepimizin hayatında en az bir kere yaşadığı boşluk hissinin kaleme alındığı varoluşçu romanı bence herkesin kitaplığında olmalı. .
Baş kahramanımız mutsuz palyaçonun içinde yaşadığı boşluk ve ailesini terk etmesiyle başlayan yolculuğunda karşına çıkan Derviş Bey, Hanım Bayan ve Bilge ile olan derin diyalogları... Ölmek ve yaşamak arasında kalışları... ince mesajların verildiği kısa ama derin bir kitap...
Kadınlara, oğullara, kantar kantar altın ve gümüşlere, besili atlara, hayvanlara ve ekinlere karşı duyulan aşırı istek, insanlara süslü gösterildi. Oysa bunlar sadece hayatının geçici malıdır. Varılacak güzel yer ise Allah'ın katındadır.
Siz ölmek istiyorsunuz, fakat benim yaşatmak için yaşamaktan başka yapabileceğim birşey yok. Ne tuhaf; ölmek isteyen ile yaşamak zorunda olanın sohbeti oldu bizimkisi...