☆Erviaa☆

☆Erviaa☆
@Luna_Evernight
"Sevda duyarmış ona seslenirsen"
♡☆~Gümüş Yürek~☆♡
10/10
·400 syf.··
2026 3. kitabı
Şu an Gümüş Yürek yeni bitirdim. 25. Bölümden itibaren neler yaşandığını anlayamadım. Kitap o kadar güzeldi ki... 1. Kitapta kaybettiğim ve kalbimde yaralar açan biri vardı. Bu kitapta o açılan boşluk tekrar doldu. Öncelikle başlamadan kitabı okumak isteyen varsa yorum spoilerlı sayılabilir lütfen kapatsın ve başka birinin önerisini dinlemeden hemen gidip kitabı alsın. Şimdi devam edebiliriz. Kitabın yazımına bir şey dememe gerek var mı emin değilim çünkü son derece büyüleyici ve masalsı bir dili var. Sizi hikayenin içinde tutuyor ve gitmenize asla izin vermiyor. Kitap bittikten sonra bile. Bir yolculuk hikayesinin bu kadar sürükleyici olabileceğini sanmazdım. Meğersem yol sürükleyiciymiş. Eğer kadim diyarların en derin kuyularından tutup bir zamanlar yaşanmış bir hikaye çıkarsaydık işte bu Gümüş Yürek olurdu gibi hissediyorum. Ve bu çıkarılan hikayenin peşinden de nice kral, nice cadı ve nice büyüler dolaşırdı. Günümüzde bunu bilemiyoruz ama ben bu hikayenin günümüze ait olmadığı düşüncesindeyim. İyi ki bir yazar zihin kuyusunun derinlerinden bu hikayeyi çıkarmış ki biz de okuyabilelim. Kurgu konusuna gelirsek sizi hep okumaya teşvik ediyor. Olayların asla beklediğim gibi gitmeyişi beni çok daha hızlı sürede bitirmeye teşvik etti. Sonuna kadar da ne olacağını kestiremedim. Ben böyle biteceğini tahmin etmezdim ama çook beğendim. Nos gelmez sanıyordum ama gördüm ki yanılmışım. Resim çizmeyi pek sevmem aslında ama uzun süredir başlanmamış bir tablonun nihayet bitirilmesi hiç beklemediğim duygulara çıktı. Ben dünyanın en güzel tablosunu hiç görmedim ama okudum. Kitabın basımından tut kitap kapağına kadar her şey en ince ayrıntısına kadar planlanmıştı. Tam koleksiyonluk basım gibi olmuş. En az kitap kadar harikaydı. İç kapağındaki güverteyi falan ayrı beğendim. Bir
Gümüş Yürek 3D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025291 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Külden Reverans Yorum (SPOİLERSIZ)
7/10
·432 syf.··
2025 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 17:23
Kitabı bugün bitirdim ve henüz taze olduğu için yazmak istedim. Beğendiğim bir kaç noktadan bahsedeyim dedim. Öncelikle konsepti çok beğendim. Kaçırılmış bağlantılarını üstüne yakalanmış bağlantıları okumak çok duygusal hissettirdi. Henüz bookstagramları ve yazım dillerini tanıyan bir arkadaşım yok ama tanıyan birilerini bulursam oyunu da hemen oynayacağım. Bence bu serinin prime kitabı Buzdan Kıvılcım'dı. Her ne kadar İklim'in paranoyak davranışlarından havale geçirsem de kurgu bakımından o kitap beni daha çok tatmin etti. Kitapta son kısımlar biraz aceleye getirilmiş gibiydi a fakat onun haricinde yazım tarzını beğendim. RS'den çıkaran bir kitap olmuş. Bölümlerin son sayfası özellikle çok vurucu yazılmıştı. Bence güzel seriydi. Smut yok ve bence bu haliyle daha güzel olmuş. Romantik komedi okumayı seviyorsanız çok yüksek ihtimalle beğenirsiniz. Öneririm. Külden Reverans Adora Yağmur
Külden ReveransAdora Yağmur · İndigo Kitap · 2025299 okunma
~Arayışlar~
8/10
·80 syf.··
2025 19. kitabı
Açıkçası bu kitapta ana karakter bana kendimi hatırlattı. Eğer o zamanlar yaşasaydım hayatımın bir dönemi muhtemelen böyle geçerdi. Günümüzde bile hiç topluma uymak ile kendin olmak arasında kalmadınız mı? Ya da çok sevdiğiniz bir işi "uygun değil" diye bırakmadınız mı? İşte bu kitap bütün bu sorularımın cevabı niteliğindeydi. Aynı çelişkiyi bu sefer ana karakter yaşıyor. Onun arasında kaldığı durum ise bir erkeğe tümüyle bağlı kalmak veya her yönünle bağımsız olmak. Aralarında koca bir uçurum var değil mi? Oysa bazen bu iki durum ne kadar zıt olsalar dahi çok yakın hissettiriyor, en azından bu kitapta. Arayışlar
ArayışlarLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
Var olduğun gün
10/10
·304 syf.··
2025 17. kitabı
Var Olduğun Gün kitabının konusunu basitçe özetlemek gerekirse (ki aslında hiç basit bir konusu yok) çevre sorunları ve kontrolsüz nüfus artışından kaynaklı devletler uluslararası bir anlaşmaya varıyor ve insanları bir haftada sadece bir gün yaşamaya mahkum ediyor. Ne kadar zor olduğunu tahmin edersiniz. Bir haftayı bir gün, bir ayı ise yalnızca 4 gün yaşıyorsunuz. Harika bir konu fakat sadece bununla sınırlı değil. Mesela herkes mi böyle yaşıyor? Hayır, bazı durumlardaki insanlar bu durumdan muaf tutuluyor. Mesela 17 yaş altındaki çocuklar, hamileler, belli bir yaş altındaki çocuğa bakma mecburiyetindeki ebebeynler ve çevre parasını ödeyebilen 365'liler. Ana karakter Ullim, bir çarşambacı yani bir tek çarşamba günü kendi bedeninde yaşayabiliyor. Ve bedendaşlarınız size bazen problemler çıkarabiliyor. Mesela eğer bedenleri değiştirmeden önce alkol alırsa, bedeni devraldığınızda siz de sarhoş oluyorsunuz. Ya da o bedeni vermeden önce neredeyse siz de orada uyanıyorsunuz. Ullim'in salı bedendaşı Kang Jina da Ullim'le pek iyi geçinemiyor ve sonra belli sebeplerden ötürü Ullim'e akıl almayacak bir şey yapıyor. Hikaye de buradan başlıyor. Eğer okumaya daha fazla teşvik edecekse ekleyeyim bu distopik konunun üstüne hafifte bir aşk serpiştirilmiş. Bana çok mantıklı, tatlı ve kesinlikle raya oturan türden bir aşk gibi hissettirdi, kurgunun önüne geçmemişti. Yani okumalı mısınız? Kesinlikle evet. Başlarda hafif sıkıcı fakat evreni iyi anlayabilmek için gerekli biraz sabredin ve istikrarlı okumaya devam edin. Çok güzeldi kesinlikle tavsiyemdir. *Buradan sonrası spoilerlı okumadıysanız geçmenizi tavsiyem ederim* Ve okuyanların bildiği üzere asıl olaylar Ullim'in boğulmasıyla başlıyor. Boğulurken ki istemsiz teslimiyeti bana o kadar gerçekçi gelmişti ki sanki bir ölüm
Var Olduğun GünSoyoung Park · Yuzu Kitap · 2025174 okunma
~Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu~
7/10
·68 syf.··
2025 14. kitabı
/SPOİLER İÇERİR/ Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Kitabın ne hakkında olduğunu biliyorsunuzdur o sebeple tekrar anlatmayacağım. Kitap bence güzeldi, okuduğuma pişman değilim fakat Stefan Zweig'ın en iyi kitabı olduğu düşüncesinde kesinlikle değilim. Bence kitap aşk hakkında değildi, aşktan ziyade ne hissettiğini bilmeyen ve kafayı bununla bozmuş bir kadının mektubuydu. Ve bence kızın "aşk" olarak tanımladığı aşk değil saplantılı bir takıntı ve hayranlık durumuydu.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,3bin okunma