Mevsimin ilk karında bu kadar büyüleyici olan
nedir acaba, diye merak etti; neden böylesine
etkiler insanı? Henüz kirlenmemiş, el değmemiş
bir şeyi görme şansı mı? Yeni bir mevsimin, güzel
bir başlangıcın çabucak uçup gidecek olan
zarafetini, ayaklar altında ezilmeden,
kirletilmeden önce yakalama telaşı mı?
Aklına Nana'nın bir keresinde söylediği şey geldi; her bir kar tanesinin,dünyanın bir yerinde haksızlığa uğrayan bir kadının ağzından dökülen bir ah olduğunu. Bütün bu iç geçirmeler gökyüzüne yükseliyor,bulutlar halinde toplanıyor,sonra minicik parçalara bölünüp sessizce aşağıya,insanların üstüne yağıyordu. Bizim gibi kadınların neler çektiğinin göstergesi,demişti. Başımıza gelen her şeye nasıl sessizce katlandığımız.