Aydan

Aydan
@Lunaydan
Boun
“Bu taraftan Murad Gazi dahi hisardan geçti. Edirne fethine niyet etti. Beğlerbeğisi Lala Şahin'e asker koşup Edirne üzerine gönderdi. Lala Şahin, Edirne'ye yaklaşınca Edirne Tekfürü'nün haberi oldu. Tekfür de bu askere karşı çıktı. İki ordu büyük bir savaş yaptılar. Sonunda Edirne Tekfürü bozguna uğrayıp kaçtı. Gelip hisara girdi. Lala Şahin, Murad Gazi’ye bir nice başlar gönderdi. Fırsatı bildirdi. Hacı İlbeği ve Evrenüs Gazi geldiler. Murad Gazi'nin önüne düşüp Edirne'ye getirdiler. O vakit Meriç Suyu taşkındı. Edirne Tekfürü geceleyin bir kayığa bindi. Kaçtı. Enez'e gitti. Gaziler sabahleyin geldiler. Kaleyi boş buldular. Şehir halkı kalenin kapısını açıp kaleyi verdiler. Bu yıl içinde güneş tam tutuldu. Bütün yıl- dızlar göründü. Edirne fetholundu hicretin 76l'inde.”
Sayfa 40·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Vatani Ahlak
“… Eski Türklerde hükümranlık "il'e aitti. Küçük illerde,"il", bir millet meclisi hükmündeydi. Halkın mukadderatını bu meclis idare ederdi. Büyük illerde, boy beylerinden mürekkep olan "Şölen" adlı meclis "il”e ait işlere karar verirdi. Hakanlıklarda, ilhanlıklarda ise millet meclisi mahiyetinde olmak üzere "Kurultay" vardı. Bu meclislerin müşaveresine "kengeş" denilirdi. "İl mi yaman, bey mi yaman?" darb-ı meseli, hükümranlığın hakanda olmayıp, ilde olduğunu gösterır. Çünkü hakanı intihap eden ve hal' edebilen kurultaydı. Harp ve sulh ilanı gibi ehemmiyetli işler kurultayın kararıyla olurdu. …”
Sayfa 147 - Bilge Kültür Sanat·Kitabı okudu
Alıntı

Aydan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·256 syf.·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 23:17
·
2026 3. kitabı
Ziya Gökalp
9/10 · 7,8bin okunma
Milli vicdanı kuvvetlendirmek
"... Filhakika, bugün Milletler Cemiyeti, Almanya'yı bir müstemleke hâlinde Fransa'ya takdim etse, acaba Fransızlar bu hediyeyi kabule cesaret edebilirler mi? Macaristan'ı Romanya'nın, Bulgaristan'ı Yunanların mandası altına koymak istese bu iki devlet şu mandaları kabule yanaşabilir mi? Şüphesiz hayır! Çünkü mandater olmak isteyen bir devlet, mandası altına girecek memlekette kolayca hâkim olmak ister. Hâlbuki millî vicdanı uyanmış bir ülkeye kocaman ordular gönderilse bile, orada en küçük bir nüfuz kazanmak mümkün değildir. İngilizlerin Trakya ile İzmir'i Yunanların, Adana ve havalisini Fransızların, Antalya'yı Italyanların mandası altına vermesi, İstanbul'u kendi eline geçirmek içindi. Bütün bu devletler, Anadolu'da millî vicdanın uyandığını, Yunan ordularının milli kıyam karşısında buz gibi eridiğini görünce bu ham sevdalardan vazgeçmeye başladılar. Amerika'nın ne Ermenistan'da, ne de Türkiye'de manda kabulüne yanaşmaması da buralardaki milli vicdanın şiddetini görmesinden dolayıdır. Hâlbuki İngilizlerle Fransızlar, Arabistan'ı aralarında taksim etmekte hiçbir mahzur görmediler. Çünkü bütün aşiretleri cemîa hayatı yaşayan, şehirleri henüz cemiyet devresine gelmemiş olan Arabistan'da milli vicdanın henüz uyanmamış olduğunu biliyorlardı. ..."
Sayfa 85 - Bilge Kültür Sanat·Kitabı okudu
Alıntı
Halka Doğru
"... İçtimaiyat ilmi de bize gösteriyor ki, "deha" esasen halktadır. Bir sanatkâr, ancak halktaki bediî zevkin tecelligâhı olduğundan dolayı dâhi olabilir. Bizde dâhi sanatkârların yetişmemesi, sanatkârlarımızın bediî zevklerini halkın canlı müzesinden almamaları dolayısıyladır. Bizde şimdiye kadar halk bediyatına kim kıymet verdi? Eski Osmanlı güzideleri, köylüleri "eşek Türk" diye tahkir ederdi. Anadolu şehirlileri de "taşralı" tabiriyle tezyif olunurdu. Umum halka verilen unvan "avam" kelimesinden ibaretti. ... Bu milletin yakın bir zamana kadar kendisine mahsus bir adı bile yoktu. Tanzimatçılar ona: "Sen yalnız Osmanlı'sın. Sakın başka milletlere bakarak sen de milli bir ad isteme! Milli bir ad istediğin dakikada Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasına sebep olursun" demişlerdi. Zavallı Türk, vatanımı kaybederim korkusuyla: "Vallahi Türk değilim. Osmanlılıktan başka hiçbir içtimaî zümreye mensup değilim" demeye mecbur edilmişti. ..."
Sayfa 54 - Bilge Kültür Sanat·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı