Hiç bir şey yapmadan bir şeylerin olacağına varmak düşüncesi umutsuzluğun tanımıdır. İnsan inandığı şey uğruna mutlaka çaba sarf etmelidir. Çünkü umutla direnir insan...
Bir masal uydurmuştuk. Kendimize birer rol biçmiştik.
Zaman geçtikçe kötü cadıların entrikalarına yenik düştük.
Büyük bir rüyanın hayaliyle yastığa başımızı koyarken, gecelerin kabusuyla irkiliyorduk.
Hayallerimiz kırılıyor. Yine hayal kurar, telafi ederiz bir şekilde... İnsanın hayali olması güzel bir şey... Ama hayallerimiz yavaşça bir yok oluşa sürükleniyor farkında mısınız? Gittikçe daha az hayal kurmaya başlıyoruz. Bunu "insan zamanla gerçekliğe daha çok yaklaşır." İfadesiyle açıklayamayız elbette. Hayallerimizden vazgeçmemizin sebepleri var.
Bir resim çiziyorum. Gözüm uğradığı tüm masumiyet anlarını canlandırıyor. Zihnimde ufak kargaşalar oluşmaya başlıyor. Camlar buğulanmaya yüz tutuyor. Bir kırılma noktası, düşlerim harabeye dönüşürken, irkilerek kendime geliyorum.
Elim, elin, ellerimiz…
Bir derde bin derman yaratır…
Gözüm, gözün, gözlerimiz…
Asırlardan kalan bir mabet yaratır…
İçim, için, içimiz...
Sessizliğe kavuşamayan bir çığlık yaratır…
Kalbim, kalbin, kalbimiz…
Dağların gizeminden bir hiçlik yaratır…
Dudağım, dudağın, dudaklarımız…
Kışın ayazından bin bahar yaratır…
Sarılmam, sarılman, sarılmamız…
Yağmurların ortasında bir kasırga yaratır..
Sen, ben, biz…
Gökyüzü ile yeryüzünün ortaklığında,
Adı hecelenemeyecek bir özlem yaratır…