Herkese merhabalar....
Öncelikler Heft Reng yazarımıza yazarlık yolunda başarılar dilerim.
İç Sesim kitap, güzel okumaya değer bir kitap.
Yazarın kendi iç sesini ve duygularını, ve bazı insanların iç sesini anlatan bir kitap.
Şimdiden iyi okumalar....
Herkese merhabalar :)
Sayın Oğuzhan Özpolat beye Mavi Tutsak Sen Hasret kitabından dolayı tebrik ederim. Deneme olsa bile güzel çıkmış ellerinize sağlık....
Gelelim kitaba......
Öncelikle şunu söylemek istiyorum, Mavi Tutsak Sen Hasret - le Kitabsever hanım efendicumun yani (Ablamın) sayesinde tanıştık ve okumaya başladım..... :)
Kitap güzel olmuş ilk deneme kitabı olmasına rağmen.
Hasreti, kederi, yalnızlığı, sevgiyi, ve duyguları anlatan bir kitaptır #k:278081.
Çok söz söylemeye gerek yok zaten, okuyunca kendiniz anlayacaksınız ne demek istediğimi....
Okumaya değer bir kitap....
Şimdiden iyi okumalar.....
Gökyüzüne hiç bakmadığımız bir dünyanın, küçücük penceresinin aralığından karşılıyoruz hayatı. Söylersek büyüsü bozulur diye, umudu içimizde tutup, gökkuşağına salıncak kurmadan, kendi derinliğimizde kaybolup, bakmaya korktuğumuz maviliklerin hasretiyle yaşıyoruz hep. “Mavi Tutsak” kalıyor bu yüzden yüreğimizde.
Ne kadar yaşarsak yaşayalım ne kadar uzağa gidersek gidelim. Bazı insanların yüreğimizde bıraktığı değer anlamını yitirmiyor. Gözümüz gökyüzüne de baksa, maviliklere de boyansak, sırılsıklam da olsak yağmur altında, göğüs kafesimizin içinde hep aynı kişi duruyor. “Sen Hasret” yaşıyorsun hep yeryüzünde.
Oğuzhan Özpolat
Öncelikle sayın Nurullah Genç bey hakkında anlatmak isterim.
1960 Horasan doğumlu.
Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden mezun oldu. Ara dönem okulları da Erzurum’da okudu, bütün okul hayatı Erzurum’da geçti. 1984’te asistan, 1995’te Doçent, 2001 yılında da Profesör oldu.
Şu ana kadar 10 şiir kitabı, 3 roman yayınladı, 10'a yakın ödülü var.
Gelelim Ruhumdan Yansıyanlar - a
Bu bir fotoğraflı kitap aslında. 43 tane kendi çektiği fotoğraf var. Ve her biri birinden güzel. Okuyunca çocukluğumuz da vardı ya kitaplar hep resmine bakıp bakıp resimlerin bize daha doğrusu yazarın bize ne demek istediğini anlardık. Bu kitapta aynen öyle. Okumaya değer bir kitap.
Aslında kitaba bakınca insan her şeyi anlıya biliyor.
Doğal insanlar, onların sevinç dolu bakışları, sanat gibi yaşamları, ve daha neler neler...
Doğanın güzellikleri bir sözle bunu diye bilirim.
Bu kitap az sayfalı ama çok şeyi anlatıyor....
Az ve Öz........
Merhaba arkadaşlar...
Öncelikle şunu söylemek isterim ki yazarlığa başlamadan önce, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltaraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışmış José Mauro de Vasconcelos en ünlü kitabı “ Şeker Portakalı” (1968) on iki günde yazmıştır. “Ama onu yirmi yıldan fazla yüreğimde taşıdım,” der yazar. Bu kitaptaki küçük Zeze’nin serüvenleri “Güneşi Uyandıralım” (1974) ve “Delifişek” (1963) adlı romanlarında sürer.
José Mauro de Vasconcelos - in baş yapıtı olan Şeker Portakalı, “Günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun” öyküsüdür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğrenirken bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayalini kuran Vasconcelos’un çocukluğundan derin izler taşıyan Şeker Portakalı , yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında büyük sarsıntılar yaşayan küçük Zeze’nin başından geçenleri anlatır.
Brezilya’nın ücra bir kasabasında çok fakir bir ailenin çocuklarından biri olan ve 5 yaşında olmasına rağmen hayal gücü ve zekası çok gelişmiş olan Zeze çok yaramaz bir çocuktur. Yaptığı yaramazlıkları ona “içindeki şeytanın” yaptırdığına inanır.Çok meraklı olan ve okumayı çok erken çözmüştür. Bu yüzden öğretmeni tarafından sevilir ve öğretmeninin gözünde sarışın kıvırcık saçlı bir melektir......
(Eee gerisi nasıl derseniz, gerisini kendiniz okuyup göreceksiniz.Çok güzel bir kitap. Çok detaya girmeyeceğim :) )
Hakikaten çok güzel bir kitap. Ben her kitabı sevdiğimi söylemem ama bu kitap bir başka ya :)
İyi okumalar.....
Öncelikle Zübeyde Asya hanıma demek isterim ki Allah bahtınızı güzel, yolunuzu açık, kaleminizi de her zaman güzel kitaplar yazmak için her zaman yükseklerde tutsun...
Gelelim İçimdeki Sen kitabına:
Ne yalan söyleyeyim keyifle okudum güzel kitap, bana kalırsa bu kitap bir insanın geçmişini anlatır gibi. Onun için de kitap güzel olmuş.
Çokta bir şey demeyim, kitabın sonra mânası kalmaz okurlar için ;)
Herkese tavsiye ediyorum pişman olmazsınız......
Sanki.... Yalan.....
Sana.... Mâna....
Son.... Vitrin.....
Aşkı anlatıyorsun.... Gideceğim....
Yalnız.... Yoksun....
Anlamazsın.... Güneşimiz....
Gece.... Yaşamak Uğrunda....
Bir yağmur şarkısı.... Gönlüm....
Yarınlar umuttur.... Sen ve Ben....
Sonbahar.... Birisi Var....
Acemi.... Bir Umut Gözlerin....
Kar Tanesi.... Gülüşünle....
Neyimiz Eksik.... Hasret İklimi....
Tarifi Yok..... Bilsem....
Mahkûm.... Taşkın....
Çöktü Çoktan.... Yüreğimin Bavulu....
Aşk.... Zaman Bir Nehir.....
Hep.... Kararsız....
Ruhumun Kalbi.... Zamansızdır Her Ölüm....
Telâfisi Yok.... Değmezmiş....