!!!Yer yer spoiler içerir!!!
Soluksuz okuduğum bir kitaptı.Okumaya başladığım andan itaberen beni içine aldı.Savaş açlık sefalet barındıran bir kitap.
İnsanın insan olduğunu unutması ne kadar kötü.Çin’de 1940’lardan 1970’lere kadar uzanan geniş bir dönemi anlatır.
Aile servetini kumar oynayarak bitiren Fugui bir gezginle tanışır ve hayat hikayesi başlar anlatılmaya.Ailesiyle beraber yoksulluk,açlık,hastalık,acılarla mücadele eder.
Bu kadar kızdığım ama her yaşadığı şeyle de üzüldüğüm onun ağladığı anlarda beraber ağladığım bir karakter oldu.Ailesi ve onun yaşadıkları ve her ölüm beni çok üzdü.
Her bir ölümde içim paramparça oldu.Keşke dedim güzel günler görebilselerdi.(Youqing,Fegxia ve Jiazhen o kadar sevdim ki sizi paramparça hissettim siz ölünce)
Her şeye rağmen yaşam ve ölüm hep yan yana gerçekten.Bazı anlarda ölümün var olduğunu unutuyoruz ama halbuki yanı başımızda,sevdiklerimize iyi ki varsın diyebilmek zor olmasın bence.
Bir anne bir baba bitenbir evlilik hayatı değişen bir çocuk.
Evlilikler bitince sadece yetişkinlerin hayatı değişmiyor en çok etkilenenler çocuklar oluyor.Geride sadece çocuklar kalıyor.Anne ve baba hayatına yeniden yön verebilirken çocuk yaşadığı travmalar ile hayatına devam etmek zorunda kalıyor ileride hayatını alacağı arkadaşlıklar eş seçimi bile etkiliyor bu durumu.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı karakterlerin duyguları iyi ve anlaşılır bir biçimde anlatılmıştı üç bölümden oluşuyor Nergis'in hikayesi Elif'in hikayesi Mehmet'in hikayesi her bir bölümde karakterin hayatlarından yaşadıklarından bahsediyor bir kadının özgürlüğü için anneliği kabul etmemesi, genç bir kızın annesi gibi olup olmama arasında sıkışıp kalması, bir babanın verdiği mücadele ben genel olarak kitabı çok beğendim yazarın diğer kitaplarını okumayı düşünüyorum.