Benliğini karanlığa bırakıp kendini unutarak dikkatle izlediği zaman karanlığın kadınsı bir çekicilikle dolup taştığını ve bu çekicilikle beraber durmadan kalbini parmaklıyormuş gibi hissediyordu.
Belki bakış açınızı değiştirirseniz, ölümsüzlük dokunun yukarıdan tükürmesi,kusmak olarak bile görülebilirdi.Sonunda yiyip yiyip kusan ve yemekten tatmin olmayan garip bir karanlıktı.
"Yani her şey buraya kadar," diyerek yaşamaktan vazgeçtiğinde hayal ettiği ölüm artık düşünmekten vazgeçmesi nedeniyle son derece hafiflerdi.Hayat, "Her şey buraya kadar"sa, o zaman ölüm de "Her şey buraya kadar"ın ötesine geçmezdi.
"Bilinçli olarak aradığın şeyi aradığın yoldan elde edemezken o şeyi düşünmeyi bırakıp terk ettiğin geçmişinden ya da ummadığın bir ara yoldan, havadan süzülürcesine sunan hayat ne garip."