Neden bu kadar sevdiğimizi Tanrı bilir, neden böyle gördüğümüzü; oluşturuyoruz, çevremizde kuruyoruz,yıkıp her an yeniden yaratıyoruz; ama en yaşlı kocakarılar bile, kapı eşiklerine çökmüş en çaresiz, en sefil insanlar bile aynı şeyi yapıyorlar. Hayatı seviyorlar.
Ömrümüzün bütün günlerini birbirimize veda ederek,yarın görüşürüz diyip bize de bunun dendiğini işiterek geçiriyor olmamız ve mukadderat gereği, o günlerden birinin bu kişilerden biri için son gün olması, ya yarın görüşürüz dediğimiz kimsenin ya da bunu diyen kendimizin artık hayatta olmaması ilginç.
insan soyunun ahlaki kusuru ne bugüne özgüdür ne de düne, tarihseldir, çok eski zamanlardan gelmektedir, şu an birbirimizle dayanışma içinde gibi görünüyoruz fakat yarın birbirimizi yemeye başlarız.