“Ben taşrada arar idim, O’l cân içre cânan imiş!..” mısraları dökülüverir ağzından... Sonra bakar görür ki, her zerre de yüz gösteren “O”!..
“...Ne yana dönersen VECHULLÂH karşındadır (Allâh Esmâ’sının açığa çıkışıyla karşı karşıyasın)!..” (2.Bakara: 115) âyetinin “Sır”rını idrak eder ve her yerde ve her şeyde O’nu sevmeye başlar. Kimseye kızmaz, küsmez; kimsenin hakkını yemez; kimseye dil uzatmaz; kimseyi istemediği bir işe zorlamaz; geçici değerlerle vakit harcamak yerine, kalıcı hizmetlerle vaktini değerlendirip; hem fiilleriyle, hem diliyle, hem bilinciyle hep sevdiğini zikreder hâle gelir. Eskiden, İslâmiyet kendisine çok zor gelirken; şimdi kendisine çok basit ve çok kolay geliverir!”