Pişmanlığı günahın izini sürmeye yollayan imgelemdi. Her suça çarpık döller doğurtan imgelemdi. Gündelik olgular dünyasında ne kötüler ceza görüyor ne de iyiler ödüllendiriliyor. Başarı güçlülere veriliyor, yenilgi zayıfların eline tutuşturuluyordu.
“Romantizm denen şeyi canlı tutan yinelemektir; yinelemek de bir iştahı sanata dönüştürür. Hem zaten insanın her aşkı tek aşkıdır. Hedeflerin değişmesi tutkunun tekliğini zedelemez ki! Yalnızca yoğunlaştırmaya yarar. Hayatta taş çatlasa bir tek yüce deneyim geçebilir başımızdan; yaşamın gizli de bu deneyimi elden geldiğince çoğalbilmektir.“
“Ya sanata ne diyorsun? diye sordu.
“Bir illettir.”
“Aşk?”
“Yanılsama.”
“Din?”
“İnancın yerini tutan günün modası.”
“Sen kuşkucusun.”
“Hiç de değil. Kuşkuculuk imanın başlangıcıdır.”
“Ya nesin sen öyleyse?”
“Tanımlamak kısıtlamaktır.”
“Bir ipucu ver bana.”
“İp dediğin kopar. Labirentte kaybolabilirsin.”