"Yarım değilsin, engelli hiç değilsin!" dedikten sonra dik dik bana bakmaya başladı. "Konuş ifşa et beni. Öyle bir konuş ki kim olduğumu haykır tüm dünyaya, umurumda olmaz!" Sırtını duvardan ayırdı ve yatağımın ucunda durdu. "Ama konuş," dedi buna ihtiyacı varmış gibi "Sonumu getir ama ilk ve son kez duyur bana sesini."
"Kalsan olmaz mı?" Uyuyan kızı izlerken sesi yalvarır gibi çıkmıştı. "Yeşil,"dedi her gece yaptığı gibi onun adını zikrederken. Yüzüne baktı ve içi acısı." Ölmesen olmaz mı?"
"Adım Yeşil, neden bana hiç adımla hitap etmiyorsun?"
"Birine renk ismiyle hitap etmek çok rahatsız edici bir durum. Bu, tıpkı karşındakine mor ya da kahverengi demek gibi,"diye homurdanınca kahkaha attım.
" Adım mor değil ama."
"Evet."
"Kahverengi de değil."
"Biliyorum."
"Yani, neymiş adım?"
"Yürü, Dolunay Surat,"dediğinde kahkaha attım.