Şu anda kendimi mahşer sabahı mezarından çıkmış, amel defterini eline almış, şaşkın, korkak ,heyecanlı, yalnız ,sessiz,kimsesiz, mahşerin bir köşesinde ,kıyametin acımasız ve yakıcı güneşinin altında durmuş, sırasını bekliyormuş gibi hissediyorum.
Ben sadece senin kalp atışlarına kulak verirdim ve sen de benim kalp atışlarımın sesine kulak verirdin. Böylece birbirimizi anlardık, sözlerimizi duyardık, birbirimizle konuşmuş olurduk.