Odanın içinde ağır bir sessizlik vardı. Yalnız duvarlar, yılların biriktirdiği düşüncelerin yankısını saklıyordu. Her köşede, zamansız bir yalnızlık çökmüş, duvarların soğuk yüzüne sinmişti. Saatin tiktakları odada yankılanırken, bu küçük mekanın içine hapsolmuş ruh, dışarıdaki dünyayı unutur gibiydi. Gökyüzünün özgürlüğüne ulaşamayan duvarlar, karanlığı ve sessizliği bir sır gibi saklıyordu...
Sence gökyüzü dokuna bileceğimiz kadar yakın mıdır bize? Ya da gerçekten dokunmak isteyeceğimiz kadar güzel midir? Boş ver sen. Sorular hiç bitmiyor ki. Hayeller zaten hep güzel ama gerçek değiller. Hayatta güzel ama gerçek mi sence? Mutlukta güzel ama gerçek mi? Umutta güzel ama gerçek mi ? Bağırıyorum, duyuluyorum mu sence? Gitmek istiyorum, gide bilir miyim sence? Uyumak istiyorum, uyana bilecek miyim sence? Konuşmak istiyorum, dinleyen birisi var mı? Uçmak istiyorum, kanatlarım var mıdır? Odamı boyamak istiyorum, hayatımda renkler var mıdır? Yorgunum, dinlenmek istiyorum boş bir sandalye var mıdır? Sevmek istiyorum, kalbim varmıdır? Boş ver sen bu soruları, ben susmakta istiyorum...