Umarım ahlak kurallarının hızla değişeceği bir zaman gelir. O zaman böyle bir itaatkârlık, yine her gün kendimiz için değil, başkalarının düşünceleri uğruna yaşama durumu da son bulur herhalde.
Yaşım ilerledikçe okuldaki ahlak ile toplum içindeki ahlak arasında çok büyük fark olduğunu anladım. Okulda öğretilen ahlaka riayet eden biri kendini aptal durumuna düşürür. İnsanlar onları garip biri diye yaftalar. Hiçbir şekilde ilerleyemez, her zaman beş kuruşsuz kalır. Yalan söylemeyen biri var mı merak ediyorum. Eğer öyle biri varsa, sonsuza kadar kaybedenlerden olacaktır.
Kitap okuma denilen şey benden koparılıp alınırsa, hiçbir hayat deneyimi olmayan ben ağlanacak halde olurdum galiba. Kitapta yazılanlar işte o kadar çok güveniyorum. Bir kitap okuduğumda, onun için deli olur, ona güvenip empati duyar, onu özümser ve hayatımın bir parçası haline getirir, başka bir kitap okuduğumda ise ânında değişiveririm.