Kitabın sunuş kısmından da anlaşıldığı gibi çevirmen koyu bir Kürt ve Ermeni düşmanı. Bunun yaptığı çeviri zaten şüphelidir. Sözde çevirmen 120 sayfalık kitabın başında 30 sayfa boyunca kendi paranoyalarını ve zırvalarını sıralıyor.
Ermeni karı-kocanın mektuplarına gelirsek, propaganda amaçlı olduğu açık olmakla birlikte verilen bilgiler somut verilere dayanmamaktadır. Yazar Ermeniler de Türk ve Kürt düşmanı
Kürtleşen Ermeni aşiretleri kısmında somut olmayan safsatalar yer almakta. Hangi aşiretin ne zaman Kürtleştiği bunun dayanağının ne olduğuna dair verisi yok. Madem Ermeniler o kadar yiğit ve savaşçı idi nasıl zorla aşiret olarak Kürtleşebildiler, Müslümanlaşabildiler!? Yazar Ermenice- Kürtçe isimleri benzeterek koskoca Kürt aşiretlerini Ermeni saymış. Bu iddia hem Ermeni hem de Türk ırkçılarının işine geliyor tabi. Çevirmenin bu kitabı çevirme sebebi de zaten bu Kürtleşmiş Ermeni aşiretleri safsatası. Kürtleşen ermeniler bölümü aşırı soyut ve abes iddialarla doludur.
Çevirmen şahıs kendince Ermeni Soykırımı ile Kürt sorununu birbirine yamamaya çalışarak, “bakın Ermenileri tam yok edememişiz kripto Ermeniler Kürt kılığına girip Kürt sorununu çıkardı,, “ diyor neredeyse.
Bir de Kürt Sorunu acaba soylarını yok edemediğimiz Ermeni sorununun devamı mıdır şeklinde aşağılık bir iddiası da var çevirmenin. Çevirinin amacı da bu iğrenç iddiasını ortaya atmak zaten.
Ayrıca kitapta Ermeniler soykırımların Türkler yani devlet tarafından yapıldığını şahıs ve rütbeleriyle birlikte açıkça yazmalarına rağmen burada inceleme yazan bazı embesiller kitapta katliamın Kürtler tarafından yapıldığı yazıyor,, diye inceleme ve yorum yapmış.
Soykırımın devlet eliyle ve sistematik olarak yapıldığını, soykırım öncesi Ermenilerin evlerinden bireysel silahlarının nasıl toplandığını,