Kim kimi duymuştu ki zaten, bugüne kadar? Kim kimin çığlığına koşmuştu ki? Dünyada yardım istenecek kimse yoktu. Hiçbir zaman da olmamıştı. Gönüllü yardım kuruluşları doyuruyordu belki birkaç yüz bin kişiyi, ama duyabiliyor muydu, karnını bayat ekmeklerle doldurduğu insanların haykırışlarını?...
Birden gözümün önüne kızgın güneşi, üzerine dev bir sürahiden döktüğüm suyla söndürdüğüm geldi, dünyaya dönüp "Haydi, herkes yatağına! Uyuyoruz! "demek için...
Biraz uyumaya çalıstım. En azından zamanın daha hızlı geçmesini sağlar diye düşündüm. Ama hatıralar zorlamaya devam ediyordu hafızamı. Asıl bunlardan kurtulmalıyım. Görüntülerden, seslerden, isimlerden... Geçmişi ve geleceği bu saniyede toplayabilirsem uyuyabilirim. Belki de basit bir matematik formülüdür. Gelecekten geçmiş çıkarsa şimdiki zaman kalır...