Melek Ulu

Puan vermedi
#OrhanKemal #KanlıTopraklar Merhaba arkadaşlar 🪽 Sizlere ,Çukurova’nın kurak topraklarında başlayıp ,sadece geçmişin değil aynı zamanda günümüz uygarlığının, karanlık yanlarının da nabzını tuttuğu , aynı zamanda ise insanoğlunun kendiyle olan iç çatışmasına da ayna tutan KANLI TOPRAKLAR adlı eser ile geldim.. Orhan Kemal'in kaleminden.. Tam olarak adına münhasır olan bu eser; Tarım , ticaret , sanayinin ve de fabrikaların ,Cumhuriyet döneminden sonra yavaş yavaş yükselişini buna dayalı olarak da peşi sıra gelen, sosyal statünün getirdiği sınıf ayrılığı ve de mesafesi ile patlak verip ortaya çıkan sorunlar - konular gibi kavramları ele alarak biz okurların karşına çıkıyor.. * * * * * * * * * İnsandan önce topraklar vardı. Sert rüzgârlar ve tohum İnsandan sonra rahatı kaçtı sert rüzgârın, toprağın, Bereketli toprakların.. Pay pay oldu topraklar, Ev ev bölündü dünya, Kana bulandı topraklar Kardeş sofraları bozuldu.. Ve altını çizerek ekliyor yazar , eserin yapı taşını oluşturan diğer bir kesit ile.. ➜ “Kanlı Topraklar” Üzerinde, kardeşlerin Kardeşlerini vurdukları topraklardır Reel hayatta olduğu gibi , eserde karşımıza çıkan, ahlâki değerlerin yozlaşması , dinin bir araç olarak kullanılması , Paranın ve mevkinin verdiği o eşsiz kudret, güç, bencilce hırslar- yaklaşımlar, doyumsuzluk, aç gözlülük, hep daha fazlasını istemeler ve fazlası için birbirlerini gözü dönmüşcesine haince , kalleşce ve de kolayca harcamalar hiç düşünmeden.. “Fakirin ,yalnız bu dünyada değil, öte dünyada bile yeri yok” Sözünü desteklercesine, onların elindeki toprakları , yerlerini-yurtlarını türlü oyunlar ile alıp onları başka diyarlara sürgün edilişleri (ezilen işçi sınıfı bunun yadsınamaz en acı örneği olmuştur her zaman) Topal Nuri, Nedim Ağa gibi güçlü
Kanlı TopraklarOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2018688 okunma
Reklam
Belki bir kitabın aynı sayfasında ağlamışızdır. İşte bu haberimiz olmadığı halde dünyanın en güzel karşılaşması olabilir... Mutlu pazarlar, keyifli vakitler ☕🪽🌾
Puan vermedi
#GlennMeade #HuzursuzHayaletler "İnsanlar unutulunca ölür derler. Hatırladıkların seni yaşatır." Oysa ben bunu hiç görmedim. Benim hatırladıklarım ruhumu parça parça ediyor. Benim için ''GİTTİ'' her dilin en üzücü kelimesiydi.. Bazen taptıklarımızın akıl almaz sırları vardır. __________________________ Merhaba arkadaşlar 🪽 Ne yazsa okurum dediğim, her bir eserinde, kalemine ve kendisine hayran kaldığım, gerçekle kurgunun duayeni Glenn Meade, bu kez yürek burkan bir yolculuk ile karşımıza çıkıyor.. Bir asker ailesinin, savaşın dehşetiyle nasıl mahvolduğunu anlatan “HUZURSUZ HAYALETLER” romanı ile.. * * * * * * * * * Şunu en başta belirtmem gerekir ki eser gerçekten tam anlamıyla ismini temsil ediyor. Her bir satırında, her bir sayfasında ve de tüm hikâye boyunca.. Belirtmek istediğim diğer bir başka husus ise ''Huzursuz Hayaletler'' kelimesinin nereden ve nasıl geldiği.. Ne anlam ifade ettiği.. Kimler için kullanıldığı.. Irak'ta kullanılan bir deyimmiş “Huzursuz Hayaletler”.. Şöyleki; Ülkenin geçirdiği zor savaş dönemlerinde , yakınlarını kaybeden kişilerin kayıplarını, ölü veyahut diri ,bulunamadıkları zaman diliminde yaşadıkları kaygı, endişe ve huzursuzluklarmış... Öyle ki onları buluncaya kadar asla ve asla huzur bulamıyorlarmış.. Çünkü bu insanlar kendilerince o kişilerin varlığını her daim bir gölge, bir nefes gibi yanlarında ve de enselerinde hissetselerde göremezlermiş , haber alamazlar, onlara ulaşamaz vede dokunamazlarmış.. ➜ Tıpkı baş karakterimiz Kath'inin ruhunda / kalbinde taşıdığı o derin koylar / nehirler misali.. En acılı yaralarını , en vahşi kırıklıklarını sakladığı.. ➜ Ve yazar ekliyor altı çizilesi bir şekilde ''Hepimizin hayatında, geçmişten gelen huzursuz hayaletler vardır…!! ''
Huzursuz HayaletlerGlenn Meade · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2017442 okunma
Puan vermedi
#AlexandreDumas #MonteCristoKontu 1-2 Adaleti “İlahi Adalet” diye göklere çıkardılar ki yeryüzünde adaletten söz etmesinler ..!! İntikam ..!! İntikam alma isteği bu kadar şiddetli olabilir mi ? ____________________________ Merhaba arkadaşlar 🪽 Sizlere, masumluğu, dürüstlüğü, salt insanlığı, bir kalleşlik ve de ihanetle fırtınaya , fırtınayı ise intikam alma duygusu ile harlanan güçlü bir kasırga dönüştüren, Fransız yazar Alexandre Dumas’ın yazdığı ve asırlardır popülerliğini koruyan eşsiz romanlardan biri olan "Monte Kristo Kontu" ile geldim.. ➜Vee kendisine verlen güç intikama dönüştü ➜Öyle bir intikam ki bu ; Rüzgarın mumu söndürüp, yangını horhatça alevlendirdiği gibi ________________________ Öncelikle altını çizerek şunu söylemek istiyorum ki 1550 sayfalık 2 ciltli olan bu eser asla ve asla okunması için gözünüzü korkutmasın.. Öylesine heyecanlı , öylesine sürükleyici , insanı öylesine soluksuz bırakıp.. Elinizdeki sayfayı okuduğunuzda, bir sonraki sayfayı fazlasıyla merak ettirip okutturan müthiş bir eserdi Monte Kristo Kontu Öyle ki sizi bir girdap gibi içine çekip, satırların , sayfaların hatta ve hatta hikâyenin içinde ,fırtınaya doğru soluksuz bir şekilde sürükleyen muazzam ötesi bir kurgu idi ,beyin yakan hamleleri ile Şöyleki matruşka bebekleri gibi, hikâye içinde hikâye ,kurgu içinde kurgu, intikam içinde intikam vardı akıllara zarar.. Baştan sona kadar hikâyeden kopmadan, uzaklaşmadan ,bir nakış edasıyla ilmek ilmek, sabırla, özenle işlenirken aynı zamanda, bir çok karakter ve de isimler ile de harmanlanıp biz okurların karşısına çıkıyor tüm göz kamaştırıcı ihtişamı ile Edmonds Dantes'i, kendisine verilen imkân güçüyle ,Monte Kristo Kontu'na dönüştüren genç bir kahramanın hikâyesidir bu.. Sırtından defalarca kalleşçe vurulan,
Monte Cristo KontuAlexandre Dumas · İthaki Yayınları · 201037,2bin okunma
Puan vermedi
#JamesALevine #MaviDefter 225 sy #KoridorYayınları Tecrübesizlik ya da saflık bir yerde kurtuluş oluyordu çünkü bir bakire kadar temiz sayfanın üzerinde ne bir şekil, ne bir gölge ne de bir renk olabilirdi. Boş bir tuval üzerine resim yapmak, daha önceden boyanmış olanın üzerine yapmaktan çok daha kolaydır. __________________________ Merhaba arkadaşlar 🪽 Sizlere, İnsan ruhunun nelere dayanabileceğini gösteren, yüreğinizi dağlayacak, James A. Levine'in gerçek bir yaşanmışlıktan kaleme aldığı, Hindistan'ın Mumbai kentindeki çocuklara yönelik seks köleliği & fuhuş dehşetine cesur ve duygusuz bir bakış açısı sunan ,çocuk istismarı - pedofili üzerine bildiğiniz her şeyi unutturacak, her sayfası tartışma yaratacak, günümüz uygarlığının nabzını tutup, anlamını yeniden sorgulayacak- sordurtacak ''MAVİ DEFTER'' adlı kitabın tanıtımı ile geldim __________________ MAVİ DEFTER; Masumiyeti elinden alınan Batuk , henüz dokuz yaşındayken babası tarafından seks kölesi olarak satılır. (Nasıl olur da bir ebeveyn çocuğunu böyle iğrenç bir şekilde satar ve sonsuza kadar arkasını hiç tereddüt etmeden dönüp gider.. Hele ki bir de evladının başına ne geleceğini nelere maruz kalıp, yaşayacağını bile bile) Hayatı sadizm, tecavüz, psikolojik - fiziksel şiddet, açlık ve hastalıklarla renkleniyor, kendi deyimi ile alaycı bir şekilde.. Her gün, bir çok kez , akla gelemeyen veyahut gelebilecek dehşet verici her türlü istismara ve de sapkınlıklara uğrayan küçük Batuk, okuma-yazma bildiği için hikayesini ve de yaşadıklarını , ''Mavi Defter'' dediği günlüğüne aktarır, kendince.. Dünyada insan dışı hiç bir varlık pedofili, istismar , psikolojik - fiziksel şiddet gibi iğrenç olduğu kadar akıl almaz yaklaşımlarda bulunmazken ,eserde bir babanın öz kızını veyahut oğlunu seks köleliği için
Mavi DefterJames A. Levine · Koridor Yayıncılık · 2009105 okunma
Reklam