Adı:
Huzursuz Hayaletler
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
412
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052981757
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Unquiet Ghosts, 2017
Çeviri:
Ali Cevat Akkoyunlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
İçinde milyonlarca doların ve Irak Müzesi’nden çalınan ölüm maskesinin bulunduğu bir çanta... Sekiz yıl önce gerçekleşen bir uçak kazası... Kazada hayatını kaybeden Irak gazisi eski bir Amerikan askeri...
Kathy Kelly hem kocasını hem de çocuklarını bir gecede kaybetmişti. Uçağın kalıntıları hiçbir yerde bulunamamış, Kathy yıllar içinde zor da olsa hayatına çekidüzen vermişti. Ta ki, düşen uçağın kalıntıları bulunana kadar...
Uçakta pilot dışında kimsenin cesedine rastlanmamış, sadece pek çok soru uyandıran bir çanta bulunmuştur. Ailesinin hayatta kalmış olma ihtimali, dur durak bilmeden onları arayan Kathy’yi tahmin bile edemeyeceği kadar tehlikeli bir kovalamacanın içine sürükleyecektir.
Glenn Meade son romanı Huzursuz Hayaletler’de, Irak savaşının vahşetini, ceplerini kanlı parayla ve kaçak tarihi eserlerle dolduran Amerikalı zenginleri, mağdur edilmiş bir askerin ailesi için varını yoğunu ortaya koymasını, hiç düşmeyen bir tempo ve unutulmayacak karakterleriyle anlatıyor.
416 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10
Glenn Meade’ten yine freni boşalmış bir kamyon ile yokuş aşağı iniyormuş hissi verircesine son sürat okunan bir roman. Ve yine tarihten hammaddesini alan başarılı bir roman, tarihi olayımız da İkinci Körfez Savaşı, yani Irak Savaşı.

Huzursuz Hayaletler, klasik Meade romanları gibi ilk başta karakterleri uzunca tanıtan, tanıtırken de hayatları üzerinden okura birçok duyguyu veren roman. Aslında Meade’in en çok sevdiğim özelliği de romanlarında kullandığı bu yöntemdir. Aksiyonu, gerilimi yüksek seviyede verirken, bunların yanında da yoğun bir şekilde, okuru etkisi altına alabilecek şekilde duygu yüklü hisleri verebilmesidir. Meade için şüphesiz zamanımızın en iyi politik polisiye ve aksiyon romanı yazarı diyebiliriz ve yine hiç şüphesiz Glenn Meade, Robert Ludlum ve Frederick Forsyth ‘nin doğal mirasçısıdır da. Hatta yukarıda yazdığım unsurlar içinde bu iki dev yazardan da daha detaylı ve daha kuvvetli şekilde eserlerinde bu unsurları kullanabilmektedir. Yavaş başlar Meade’in romanları, giriş kısımlarını uzun tutar ve karakterlerin yaşamlarını kitapta bize lazım olacak şekilde en ince detayına kadar öğreniriz, bu kısımlarda da olay örgüsünü oluşturup, bu örgünün kıvrımlarını sayıca çoklayıp ve sıklaştırıp iyice karmaşık hale getirdikten sonra tempoyu yükselterek çözme kısımlarına girer. Bu kısımlarda da yer yer bu karışık örgüleri çözmek için biz okura ara bölümler ile fırsatlar sunar, belki de daha çok soru işareti de verir ama çözmemize yardımcı da olur. En sonunda da artık depara kalkmış finali ile okura hem heyecanı hem de duygu yüklü anları yaşatır. Kitaplarında da çoğunlukla uçuş ile ilgili kısımlar okuruz, kendisinin de uçuş eğitmeni olduğu için bu kısımları detaylıca ve öğretici bir şekilde okuruz.

Huzursuz Hayaletler, olay örgüsünün sağlam olduğu ve başarılı bir şekilde işlendiği güzel bir roman. Irak Savaşı’na giden askerlerin karıştığı birkaç olayla ilgili ve aile içi gerilimlerin olduğu bir roman. Yer yer Harlan Coben ‘in seri dışı romanlarını anımsattı ama en çok da David Baldacci ‘nin Gözaltı isimli mükemmel romanını anımsattı. Arka kapak yazılarını okuyunca bile aradaki bazı benzerlikler görülebiliyor. Ve yine bu kitabında da çoğu Meade kitabında olduğu ünlü bir aktöre benzeyen karakterimiz var. Meade ile özdeşlesen (hatta o kadar çok özdeşleşmiştir ki, çevirmen Ali Cevat Akkoyunlu’nun Hedef İblis isminde, tamamen Meade özentisi ya da taklidi romanı da vardır) çevirmenimiz Ali Cevat Akkoyunlu, hemen hemen her çevirisinde olduğu gibi bu çevirisinde de bazı kelimelere filan özel takıntısı olmuş, ya da takıntısı olduğunu ben düşünüyorum, Son Tanık’da nasıl sürekli “İki dirhem bir çekirdek” yazmışsa bu çevirisinde de esrarı sürekli sadece “cigaralık” olarak çevirmiş.

Sonuç olarak Huzursuz Hayaletler güzel ve okunabilecek hatta çok başarılı bir gerilim kitabı ama şu da bir gerçek ki bir Kar Kurdu, bir Sakkara’nı Kumları ya da Romanov Komplosu değil, aslında Son Tanık da değil ama Kar Kurdu da bazı yönlerden bir Son Tanık değil.
416 syf.
·9 günde·10/10
Ulusun hayatı tehlikeye girmedikçe, savaş bir cinayettir. (Gazi Mustafa Kemal Atatürk)
Savaş... İnsanlığın başına gelebilecek en büyük felaket ve gelmeye de devam ediyor. Acı, gözyaşı, keder, hüzün... Huzurun, mutluluğun, sevinçlerin, en güzel hayallerin her zaman karşısında durmuştur savaş ve onu çıkaranlar. İlk önce eski bir şarkı ile başlamak istiyorum: Yıllardan beri hep dinlemişimdir, hem oyun hem müzik açısından. Çoğumuz bilmez, belki de bilir. Her neyse...
https://www.youtube.com/watch?v=WANNqr-vcx0 (Orijinal Remix)
https://www.youtube.com/watch?v=T0acN2v6aIc Vietnam Remix(Favorim)
https://www.youtube.com/watch?v=1z1J6u6ILlA (2000 Doğum ve üzeri Aleyna tilki Kategorisi)

Müzikler dinlenedursun kitapta dikkatimi çeken ve mithrandir21 | Uğur/Duvar/ nickli dostuma bahsettiğim şu gizem ile ilgili birkaç şey söylemek istiyorum: Kitabı elimize aldığımızda, kapakta bakır sarısı rengi gibi bir maske ile karşılaşıyoruz. Kimimizin dikkatini çekmiştir belki de. Maskenin en üstünde arapça harfler ile yazılmış bir metin var. Ne yazıyor peki? Üstten alta doğru, '' Allah, La İlahe İllallah, Muhammedur Resulullah.'' Aslında bunu şunun için belirttim ki, net'ten ve kitaptan edindiğim bilgilere göre eski tarihte kullanılan bu maskeler, ölümsüzlük lakabı ile anılmıştır. Pers ordusu ve günümüz filmlerinde geçen sahnelerde kullanılan bu maske 300 Spartalı'nın bölümlerinde de yer edinmiştir. Tabii Pers ordusunun yanı sıra Babil ve İslam tarihinin içinde de yer almıştır. Yani birkaç birlik veya grup bu tür maskeleri kullanmışlardır. İşte Meade'nin, eserinde bunu belirtmesi, kitabın esas konusu oluyor.

Irak savaşı gazisi Jack ve çocukları birkaç günlük gezi için seyahate çıkarlar. Fakat bu yolculuk kötü sonuçlanır. ABD'nin Tennessee eyaletinde bulunan Smoky Dağları civarında uçakları bir kaza sonucu düşer ve izine 8 yıldır rastlanamaz. 8 yılın acısını ise en çok Jack'ın eşi, çocukların annesi Kath çeker. Bu süre zarfında Kath, ailesinin her zaman ansızın bir gün geleceğini umar ama öyle olmaz. Tabii olaylar bundan sonra, yani 8 sene sonra yine aynı bölgede bir uçak kazası ile eski kazanın kalıntılarına rastlanır. Ve Kath haberleri alır almaz FBI ile olay bölgesine gider ve orada eski bir çanta bulurlar. Bu çantada ise geçmiş ile esrarengiz bir bağlantı meydana çıkar ve Kath tekrar yıkılır. Irak Savaşı yılları Saddam'ın sarayından çalınan bir maske ve ansızın yok olan 25 milyon dolar para. Kazananı olmayan bir gerilim ise bizleri bekliyor.

Irak Savaşı yılları, yani ABD'nin Irak Devleti'ne güya barış getirme vaadiyle yaptığı operasyon, maalesef ki milyonlarca insanın ölümüne neden olmuştur. Zaten yazarın da belirttiği gibi savaşı en iyi ABD çıkarır fakat gerisini düşünmez. Irak halkının yanı sıra kendi askerini de düşünmez. Çünkü savaştan sonra yüzlerce belki de binlerce ABD askeri intihar etmiştir. Neden? Çünkü bakıyor ki yaptığı onurlu görev, onurluktan çıkıp kirli bir işe dönüşmüştür. Onur, kız çocuklarının bir çiçek gibi solmasına, annelerin ağlamasına, acıya, kedere dönüşmüştür. Ve ONURLU askerler bunun vicdanını kaldıramamıştır. Ömrü boyunca hem bedenen hem ruhen, psikolojinin en yıkımıyla hayatlarına devam etmişlerdir. Diyor ki yazar: '' Askerler hırsızlık yapmaz, parolaları onurdur.'' Nitekim eserde belirtildiği üzere para hep kurşundan daha hızlı olmuştur. Bu tuzağa bazı askerlerin yanı sıra, vatanseverliklerini kaybeden birtakım Irak'lı insanlar da düşmüştür. Tabii ki kaybeden yine insanlık.

Yazar ve esere bakacak olursak Huzursuz Hayaletler güzel, başarılı bir roman. Fakat asla bir Kar Kurdu değil. Aynı, Grange'nin Kızıl Nehirleri'nin diğerlerine üstünlüğü gibi. Ne yazık ki Glenn, yeni yeni tanınıyor günümüzde. Ama Glenn her zaman başarılı bir yazar olmuştur. Şeytanın Müridi gibi yapıtları hiç şüphesiz soluksuz okunacak türlerden. Grange'nin final sonlarında yaptığı bir belirsizlik, Meade'nin eserlerinde pek yaşanmaz. Girişte, karakter tanıtımları , ortalarda gizemlerin yavaş yavaş çözülmesi, finalde ise aniden bir depara kalkmayla sade ve hoş bir sonla karşılaşıyoruz. Yarım kalmıyor yani. Glenn Meade asla ertelenmemelidir... Saygılar.
412 syf.
·Puan vermedi
Eveettt nihayet kitabimi bitirdim icinde milyonlarca dolarin ve bir aşirete ait masklarin olduğu çanta.... Bir ucak kazası hayatini kaybeden bir amerikan askeri. Kath kelly hem kocasini hemde cocuklarini kaybeden anne. Taki yillar sonra bulunan ucak enkazindan cikan kanıtlar ve ailesinin hayatta olma ihtimali irak savasinin vahsetleri ve ceplerini dolduran amerikan zenginleri ile her ülkede olan vatan hainlerinin işbirliği
412 syf.
·Beğendi·8/10
GLENN MEADE
HUZURSUZ HAYALETLER
KİTAP YORUMU :
Evren acını dindirmek için komplolar kurarken en derin yaralarını kucaklamana, acıyı aşkın hatırlanan tek ölçüsü yapmanın aşkı reddetmek olduğunu fark etmene imkân veriyor...

Daha ilk satırlarından itibaren yürekleri burkan bir anlatımla karşılıyor yazar bizi...
Bir Anne.. Bir kadın... Bir eş... Ve babasına aşık bir kız evlat... Kath..
Başına gelen felaketlere dayanmaya, acılarını hafifletmeye çalışan ,ancak 8 yıl geçmesine rağmen bir türlü unutamadığı evlatlarının ve eşinin yokluğu ile paramparça yaşamaya devam eden Kath..
Bir uçak kazası.. Irak Savaşı ve bu savaşın insanlarda yarattığı çöküşler, hırslar, acılar ve pişmanlıklar..
Ve bir askerin savaşla, suçsuz masumların kaybıyla, büyük oyunlarla kurgulanan «kanlı» zengin olma arzularıyla dolu satılmış insanlarla imtihanı...
Harika bir kurgu ve hiç bitmeyen heyecanlarla dolu bir kitap..
Bir erkek yazar olarak Glenn Meade' in bir kadının ve bir annenin duygularını bu kadar içten ve gerçek bir anlatımla okuyucuya aktarmasını çok sevdim..
Mutlaka okuyun..
#glennmeade #huzursuzhayaletler #kitapyorumu
412 syf.
·69 günde·6/10
İrlanda'lı yazar Glenn Meade'nin açgözlülüğün ve şiddetin mahvettiği hayatları anlattığı Huzursuz Hayaletler adlı romanını, hakkında duyduğum ve okuduğum olumlu eleştiriler üzerine okumaya başladım.

===== Kesinlikle Spoiler İçerir =======

Yazarın tarzı olan; önce karakterlerin tanıtımını amaçlayan ve onların geçmiş yaşamlarındaki hatıralarına ve iç dünyalarına yaptığı kısa süreli git-gel yolculuklar bazı okurlar için hikayeye girmeyi ve konuya odaklanmayı zorlaştırabilir ki bende öyle oldu. Anne, baba, kocası, çocukları, erkek kardeşi derken asıl hikayeden zaman zaman uzaklaşmak durumunda kalınmış. Asıl hikaye tam bir devinim kazanırken geriye dönüş (flashback) yaşanıyor. Neyse ki bu geriye dönüşler çok uzun sürmüyor ve tam sıkıcı olmaya başladığında yeniden asıl hikayeye dönüyor. Fakat bu durum o kadar sık tekrarlanıyor ki ilk 150-200 sayfa boyunca birkaç defa kitabı bırakmayı düşünmedim değil. Ancak bana sorarsanız, okuyucunun heyecanının pompalamayı amaçlayan bu yazım tarzı kitap yarısına geldiğinde neredeyse kalan bölümünü tamamen tahmin edilebilir kılmış. Bu nedenle de kitabın kalan yarısında maalesef beni şaşırtan, sürpriz diyebileceğim pek bir sır ortaya çıkmadı ancak daha hareketli geçen olay örgüsü içerisinde çok daha hızlı okuyabildiğim ve tat aldığım bölüm de burası oldu.

Savaşın gerek askerler gerekse normal insanlar üzerinde nasıl kalıcı etkiler bırakabileceği, hayatları nasıl mahvedebileceği net bir şekilde vurgulanıyor. Her toplumda karşılaşabileceğimiz aç gözlü insanlar burada da işlerini tehdit, şantaj ve rüşvet ile görüyorlar. Ancak nedense bunu ortaya çıkaran bozuk sistem tanımlanmasına, ortaya konulmasına rağmen eleştirilmekten kurtuluyor ve yine insanların ahlaki bozulmaları üzerinden bir yargıya varılıyor.

Romanda beni en çok rahatsız eden tarz ise ana karakter kime, ne sorarsa, neyi sorarsa, kimi sorarsa ve nasıl sorarsa sorsun, karşısındakilerin sürekli onlar, bunlar, sonra, sırası değil, zamanı gelince vb. türden kaçamak cevaplar vermesi. Muhtemelen diyalogların biraz uzatılması ve heyecan yaratması için tercih edilen bir yöntem ancak beni çok rahatsız hatta sinir etti diyebilirim.

Baş kahramanımız olan Kath Kelly Hayes, ABD ordusundan emekli albay Frank Kelly'nin kızıdır. Babası, erkek kardeşi ve helikopter pilotu olan kocası Jack birlikte ikinci Irak Savaşı'nda yer almışlar ve savaş sonrası sivil hayatlarına uyum sağlamakta başarısız olmuşlardır. Önce bir intihar girişimi sonucu felçli kalan erkek kardeşi, sonra düğün günü kendisi vuran annesinin oluşturduğu travmaları güçlükle atlatmaya çalışan Kath'in yaşamı ve geleceğe ilişkin tüm hayalleri, bir uçak kazasında kaybolan 2 çocuğu ve kocası ile yok olur.

8 yıl sonra uçağın enkazı Doğu Tennessee'deki Smoky Dağları'nın diplerinde bir yerlerde içinde cesetler olmadan bulunduğunda, Jack'in ve çocukların hayatta olabilmeleri ihtimalini doğurur. Olaylar geliştikçe asker kökenli bu ailenin bireylerinin hiç de göründükleri gibi olmadığı, herbirinin ciddi travmalar içerisinde güven sorunu ve kabuslar yaşadığını anlarız.

Roman boyunca Kath sürekli gerçeğin peşinde ve mahvolan yaşamı ile ailesi hakkında yeni yeni bilgiler ortaya çıktıkça, farklı sorunlar ve tehditlerle de mücadele etmeye başlıyor. Roman boyunca Kath hakkındaki bilgilerimiz pek fazla değişmez iken diğer tüm karakterler hakkında ciddi dönüşler, inişler ve çıkışlar yaşıyoruz. Okuyucu da doğal olarak tıpkı Kath gibi kime güveneceğini bilemez duruma geliyor. Tüm olay örgüsünün sonlara kadar uzatılıp tek mekanda çözülmesi ve tüm sırların ortaya dökülmesiyle, cevapların verilmesi bir çırpıda gerçekleşiyor.

Giriş ve gelişme bölümlerine göre çok daha hızlı gelen son, romanın daha yazılma aşamasında sanki sinema için senaryo oluşturabilmesi kaygısı ile kaleme alındığı hissini verdi bana.
412 syf.
·7/10
Girişte çok fazla tekrara düşmüş. Örgü zayıf. Diyaloglar çok iyi. İlk 50-60 sayfa ilerlemekte zorlanabilirsin. Bölüm geçişleri tempoyu düşürüyor. Ama çok heyecanlıydı. Her zamanki gibi kitabın sonuna doğru sürprizleri ard arda patlatıyor. Yine çok beğendim. Bu adamı seviyorum.
412 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Okurken beni fiziksel olarak da yoran bir kitaptı. Yorulmamak elde mi? Bir bakıyorsunuz o yalancı, bir bakıyorsunuz öteki yalancı. Oldukça karmaşık, sürükleyici ve dramatik bir roman. Aynı zamanda da bir savaşın sadece bir savaş olmadığını, hem askerlerin hem de geri bıraktıklarının psikolojik olarak neler yaşadığını gözler önüne sermiş. Son olarak da şu söylemek isterim: Kesinlikle Kathy’nin yerinde olmak istemezdim.
412 syf.
·9 günde·4/10
Glenn meadenin beklentisi yüksek olarak okumaya başladığım ama hayal kırıklığı yaşadığım kitabı. Hikaye süper ama vence kurgu zayıf. Kurgudan sınıfta kalmış. En heycanlı yerinde sık sık ara verip başka konuya geçtiği için kitaptan sıkıldım tamam reklam şart ama sık sık da reklama gidilmez. Sonu daha güzel yazılabilirdi
412 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
#kitapyorum
Harika bir Glenn Meade kitabı daha bitti. Kitap da yok yok Siyasi entrika ve yolsuzluk, ırak savaşının yarattığı etkiler aile sırları hepsi iç içe. Karmaşık ve gerçeğe yakın yaşamdan esinlenerek iyi ortaya çıkarılmış karakterler ve yoğun gerilim, sayfaları, zaman zaman ileri ve geri giderken zaman içerisin de hikaye daha da güzelleşiyor. Türünün en iyilerinden yüksek kaliteli bir hikaye'ye sahip harika bir kitap kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. . Hızlı tempo, dönüşler ve sürprizlerle dolu! 1 sayfadan beni kaptı ve asla kopmama izin vermedi. Kitabı elinizde bıraktığınız da ne olacağını merak etmeden duramıyorsunuz. Kitabın anlatımı baş karakter kathy tarafından anlatılıyor genelde. Irak savaşının bir aile üzerinde yarattığı ve yaşattıklarını çok güzel aktarmış glenn meade. Okurken savaşın sadece savaşanları değil aileleri de nasıl etkilediğini ve her şeyin dışarıdan gözüktüğü gibi olmadığına karar veriyorsunuz. Sonuç olarak okumanızı tavsiye edebileceğim harika bir Polisiye gerilim.
412 syf.
·9/10
Yine soluksuz okuduğum bir kitaptı.
Yazarın tarihi olaylarla harmanladığı harika bir kurgu.
Her karakteri detaylı bir şekilde anlatması ve olay örgüsünün güzel bir şekilde devam ettiği, son sayfalara kadar tahmin etmeye çalıştığınız ama ters köşe olduğunuz, heyecanı ve merakı hiç eksilmeyen bir kitap.
Kathy hem kocasını hem de çocuklarını bir uçak kazasın da kaybeder. Uçağın kalıntıları hiçbir yerde bulunamaz, Kathy yıllar içinde zor da olsa hayatına çekidüzen verir. Daha sonra onu neler bekleyecek.
Devamı kitapta

#alıntı

Düşmanlarına yakın dur ama dostlarını daha da yakın tut.

Hepinize keyifli okumalar
412 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Yine severek okudum, bu defa heyecanın yanında bi miktar hüzün de vardı... Biz yaşlarda olanların çok iyi hatırlayacağı Irak Savaşı’nı, kanlı parayı cebe atan Amerikalı zenginleri, savaşın vahşetini tümüyle gözler önüne seren bir kitap... yine tüm karakterler evimin içinde gezdi dolaştı Meade kitaplarının da en sevdiğim taraflarından biri bu zaten...
412 syf.
·8 günde·6/10
Glenn Meade sevdiğim bir yazar ama bu kitabı şimdiye kadar okuduklarımın içinde beni en az etkileyen kitabıydı. Kitabın belli bir yerine geldiğinizde olayı az çok tahmin ettiğiniz için sonunda yaratılan gerilim etkisini kaybediyor. Bunda bence en büyük etken kötü tarafı temsil eden karakterlerin yeterince iyi ele alınmaması. Olaylar daha önceki kitaplara göre oldukça basit gelişiyor. Amerika'nın yaptıklarıyla ilgili günah çıkardığı birçok kitap ve film var. Bu kötülüklerin bu kitapta olduğu gibi sadece belli bir zümrenin suçuymuş gibi gösterilip bunu yaratan sisteme çok az eleştiri getirilmesini, aşırı iyi niyet olarak algılıyorum. Belki bunlara takılmadan okunursa daha keyif verici olabilir.
İnsanın âşık olduğu bir yüze duyduğu sevgi asla kaybolmaz.
Yirmi yıl sonra bile, o yüz insana hâlâ çekici gelebilir.
Glenn Meade
Sayfa 38 - Kırmızı Kedi Yayınevi
İnsanlar unutulunca ölür derler.Hatırladıkların seni yaşatır.Oysa ben bunu hiç görmedim.Benim hatırladıklarım ruhumu parça parça ediyor.Benim için Gitti her dilin en üzücü kelimesiydi ...
Ölümün en acımasız darbe olduğu söylenir. Taşınacak en ağır yük. Oysa değil. Umut daha ağır. Ve aylarca, yıllarca o umutla yaşıyorsanız, her gün bir solucan gibi yüreğinizde ilerliyor, için için kemiriyorsa, bütün enerjiniz tükeniyor. Durduramıyorsunuz. Hayatınızı yeniden kuramıyorsunuz. O umut, bir şekilde umutsuzluğa dönüşüyor. Asla serbest kalmayacak bir tutsak oluyorsunuz. Kesin bir kanıta kavuşuncaya kadar.
Glenn Meade
Sayfa 103 - Kırmızı Kedi Yayınevi
En tatlı seslerin en korkunç kederlere neden olması gibi, en saf aşk da en uğursuz acıların tohumlarını taşıyabilir.
Glenn Meade
Sayfa 17 - Kırmızı Kedi Yayınevi
Yasa, yirmi bir yaşına gelmeden bir bara girip içki ısmarlayamazsın diyor. Ama on sekizinde askere yazılıp ülken için ölebiliyorsun. Böyle delilik olur mu? Savaşı romantikleştiriyoruz. Oysa savaşın dehşeti o kadar çok hayatı enkaza çeviriyor ki. Her gün ölüm, korku ve dehşetle yaşayan, bunları her gün çevresinde, savaş alanında gören birinin eve dönüp hayatını bıraktığı yerden devam ettirmesini bekleyemeyiz. Savaşa gönderiyorsak, onları iyileştirmeye çalışmamız lazım; ama yapmıyoruz.
Glenn Meade
Sayfa 331 - Kırmızı Kedi Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Huzursuz Hayaletler
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
412
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052981757
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Unquiet Ghosts, 2017
Çeviri:
Ali Cevat Akkoyunlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
İçinde milyonlarca doların ve Irak Müzesi’nden çalınan ölüm maskesinin bulunduğu bir çanta... Sekiz yıl önce gerçekleşen bir uçak kazası... Kazada hayatını kaybeden Irak gazisi eski bir Amerikan askeri...
Kathy Kelly hem kocasını hem de çocuklarını bir gecede kaybetmişti. Uçağın kalıntıları hiçbir yerde bulunamamış, Kathy yıllar içinde zor da olsa hayatına çekidüzen vermişti. Ta ki, düşen uçağın kalıntıları bulunana kadar...
Uçakta pilot dışında kimsenin cesedine rastlanmamış, sadece pek çok soru uyandıran bir çanta bulunmuştur. Ailesinin hayatta kalmış olma ihtimali, dur durak bilmeden onları arayan Kathy’yi tahmin bile edemeyeceği kadar tehlikeli bir kovalamacanın içine sürükleyecektir.
Glenn Meade son romanı Huzursuz Hayaletler’de, Irak savaşının vahşetini, ceplerini kanlı parayla ve kaçak tarihi eserlerle dolduran Amerikalı zenginleri, mağdur edilmiş bir askerin ailesi için varını yoğunu ortaya koymasını, hiç düşmeyen bir tempo ve unutulmayacak karakterleriyle anlatıyor.

Kitabı okuyanlar 51 okur

  • Orçun Aksakallar
  • belemir
  • Özge Srgn
  • Tuncay YILDIRIM
  • Yasemin Işık
  • Gülperi Celep
  • Oguz Han
  • Serdar Karataş
  • Şeyda Çayan
  • Melinda

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.9 (7)
9
%24.3 (9)
8
%24.3 (9)
7
%16.2 (6)
6
%10.8 (4)
5
%2.7 (1)
4
%2.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0