Sanırım psikolojik gerilim türünde yaşayacağım en büyük şok deneyimini 2019 yılında okuduğum Sarah Pinborough'un Gözlerinin Ardında kitabında yaşadım ve orada bıraktım. Bu yüzden bu türde elime aldığım her kitabı istemeden de olsa onunla kıyaslayarak okumaya başlıyorum.
Psikolojik gerilim türünün doğası gereği bir ters köşe beklentisi her zaman mevcut. Ancak okuma geçmişinizde sizi gerçekten sarsan bir örnek varsa, sonraki kitapların aynı etkiyi yaratması oldukça zorlaşıyor. Sessiz Hasta da benim için biraz böyle bir deneyim oldu.
Kitap boyunca bütün dikkat Alicia'nın üzerinde gibi görünse de Theo en az onun kadar hikâyenin merkezinde yer alıyor. Üstelik anlatıcımız da kendisi. Alicia konuşmayı reddeden, işlediği söylenen bir cinayetle özdeşleşmiş ve etrafında büyük bir gizem örülmüş bir karakter. Theo ise kimi zaman bir psikoterapist, kimi zaman bir dedektif gibi davranıyor. Hatta zaman zaman, kendi ifadesiyle, hasta ile terapist arasındaki çizginin ne kadar net olduğu da sorgulanıyor.
Kitap oldukça sürükleyici. Akıcı dili sayesinde kısa sürede bitirilebilecek, merak unsurunu sürekli canlı tutan bir anlatıya sahip. Buna rağmen karakterlerin kişisel hikâyeleri bende beklediğim etkiyi yaratmadı. Alicia'nın temel psikolojik çatışmalarının yer yer tek bir nedene indirgenmiş olması bende eksiklik duygusu oluşturdu.
Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan düşüncelerden biri de şu oldu: Bana kalırsa kitabın adı Sessiz Hasta yerine Psikoterapist olsaydı hikâyenin ağırlık merkeziyle daha uyumlu olurdu. Çünkü görünenin aksine anlatılan hikâye çoğu zaman Alicia'nın değil, Theo'nun hikâyesi gibi hissettiriyor.
Merak unsurunu başarıyla taşıyan, akıcı ve rahat okunan bir psikolojik gerilim. Ancak karakterlerin psikolojik derinliği ve finalin yarattığı etki açısından bende beklediğim
Her zaman annenin hatasıdır, değil mi?
Çocuk her zaman annesi bir ayyaş ya da eroinman olduğu için kötü olur. Anne oğluna bakmamıştır, iyiyle kötüyü ayırt etmesini öğretmemiştir. Okuldan geldiğinde evde olmamıştır. Kimse babası da ayyaştı ya da okuldan geldiğinde evde değildi demez. Kimse bazı çocukların hiçbir sebep olmadan da başından beri kötü olduğunu söylemez. bu eski saçmalıklara inanma.